Programda konuşan Azize Çeroğlu, geçimin her geçen gün zorlaştığı bir tabloda dayanışmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, “Bugün burada yalnızca bir kahvaltıyı değil; ortak hafızamızı, ortak sorumluluğumuzu ve ortak vicdanımızı paylaşıyoruz” dedi.
Yoğun katılım dikkat çekti
Dayanışma kahvaltısına; Ayça Taşkent, Ecevit Keleş, Nihat Arda Şahin, Oğuz Can Curoğlu ve il yönetimi, 16 ilçenin CHP ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu, sendika ve dernek başkanı katıldı.
Deprem ve ihmaller vurgusu
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından konuşan Çeroğlu, 6 Şubat depremlerine dikkat çekerek yaşananların yalnızca bir doğa olayı olmadığını söyledi. “Saat 04.17’de yalnızca binalar yıkılmadı; ihmaller çöktü. Bilim konuştu, uzmanlar uyardı ama denetimsiz yapılaşma sürdü. 17 Ağustos’tan bu yana yeterli dersler alınmadı” ifadelerini kullandı.
Geçim sıkıntısı hayatın gerçeği
Saha gözlemlerini paylaşan Çeroğlu, ekonomik krizin toplumun her kesimini derinden etkilediğini belirterek, “Vatandaş artık file değil hesap yapıyor. Geçim sıkıntısı bir şikâyet olmaktan çıktı, hayatın gerçeği haline geldi” dedi.
“En ağır bedeli kadınlar ödüyor”
Kadınların şiddet, yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Çeroğlu, “Yaşam hakkını savunmak siyasetin tam merkezindedir. Kadınlar hem hayatta kalma hem de hayatı ayakta tutma mücadelesi veriyor” diye konuştu.
Çevre mesajı: “Toprak giderse hayat gider”
Konuşmasında çevre sorunlarına da değinen Çeroğlu, Sapanca Gölü ve kırsal alanlar üzerindeki tehditlere dikkat çekerek, “İnsanı, emeği, doğayı ve yaşam hakkını merkeze alan bir siyaset anlayışını savunuyoruz” dedi. Program, “Bir kadın düşerse yer sarsılır, bir kadın ayağa kalkarsa hayat yolunu bulur” sözleriyle tamamlandı.