105 yıl önce esaret zincirleri kırıldı
Tam 105 yıl önce bugün, Adapazarı sokaklarında esaret zincirleri parçalandı, Sakarya Nehri özgürlüğe aktı. 21 Haziran 1921 sabahı saat 04.00’te başlayan taarruz, yalnızca bir şehrin kurtuluşu değil; bir milletin kendi kaderini yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktası oldu.
İşgalin karanlık günleri
Mondros Ateşkesi’nin ardından 26 Mart 1921’de başlayan Yunan işgali, Sakarya topraklarında derin izler bıraktı. Bölge, savaşın gölgesinde büyük yıkımlarla karşı karşıya kaldı.
45 köy ve 25 mahallede geniş çaplı tahribat meydana geldi
Halkın birikimleri yok edildi, yerleşim yerleri yakıldı
Sivil yaşam ağır şekilde etkilendi
Direnişin simgesi: Tavuklar Köprüsü
İşgalin en sert dönemlerinde bile bölge halkı teslim olmadı. 3 Nisan 1921’de Tavuklar Köprüsü’nün yakılması, Yunan ilerleyişine karşı önemli bir direnç noktası oldu.
Bölgede Halit Molla ve Kâzım Kaptan öncülüğünde yürütülen direniş, kadınlar, yaşlılar ve çocukların da katılımıyla topyekûn bir mücadeleye dönüştü.
21 Haziran sabahı: Özgürlüğün gelişi
21 Haziran sabahı saat 04.00’te başlayan taarruzla birlikte Yunan birlikleri bölgeden çekilmeye başladı. Türk kuvvetleri ve milis güçleri, kısa sürede kontrolü sağladı.
Şehre giren birlikler, Sakarya’nın 104 gün süren işgal dönemini sona erdirdi. O gün göndere çekilen Türk bayrağı, 105 yıldır aynı gururla dalgalanmaya devam ediyor.
Bir milletin kader anı
Bu tarihi süreçte Kuva-yı Milliye ruhu, bölge halkının en büyük dayanağı oldu. Direnişin sembol isimleri arasında yer alan Halit Molla ve Kâzım Kaptan, yerel mücadelede öncü rol oynadı.
105 yıllık hafıza: Bu topraklar emanet
Bugün 21 Haziran 2026… Sakarya’nın bereketli toprakları yalnızca tarımın değil, aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin de sembolü olarak görülüyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Halit Molla, Kâzım Kaptan ve tüm şehitler rahmet, minnet ve saygıyla anılıyor.
Sakarya, 105 yıl önce olduğu gibi bugün de özgürlük ve bağımsızlık hafızasını yaşatmaya devam ediyor.