Petrol zengini Deyrizor'da PKK/YPG mevzi kazanma çabasında

Suriye'deki iç savaş, her geçen gün daha karmaşık hale gelirken, son dönemde rejim karşıtı silahlı grupların Humus ve Şam'a yönelik baskıları artmış durumda. 27 Kasım itibarıyla, bu grupların İdlib, Halep ve Hama bölgelerindeki ilerleyişlerinin ardından Humus'ta da kayda değer bir adım attıkları ve başkent Şam üzerindeki baskıların giderek arttığı belirtiliyor.

DÜNYA - 06-12-2024 14:50

Rejim ordusunun, Irak sınırındaki bazı unsurlarını batıya kaydırarak birliklerini güçlendirmeye çalışması, askeri stratejilerindeki bir değişikliği ve acil bir yeniden yapılanma çabalarını ortaya koyuyor. Suriye ordusunun bu hamlesi, askeri kaynakların daha yoğun çatışmalara odaklanması gerektiğini ve rejim karşıtı gruplara karşı etkili bir karşılık verebilmek için gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini gösteriyor.

PKK/YPG'nin de bu çatışmalarda etkili olduğu yönündeki gözlemler, Suriye'nin kuzeyindeki karmaşık ittifaklar ve güç mücadelelerinin yansıması olarak dikkat çekiyor. YPG'nin özellikle Suriye'nin kuzeydoğusundaki varlığı, bölgesel güvenlik ve askeri dengeleri etkileyen önemli faktörlerden biri. Aynı zamanda, bu gelişmelerin Suriye'deki iç savaşın sadece bir bölgesel çatışma olmadığını, daha geniş bir jeopolitik etkilenme ve dış müdahaleler zinciri oluşturduğunu da gözler önüne seriyor.

Suriye'nin doğusunda, özellikle petrol zengini Deyrizor bölgesinde, önemli askeri ve stratejik gelişmeler yaşanıyor. Rejim güçlerinin, Fırat Nehri'nin doğusunda yer alan PKK/YPG'nin kontrolündeki bölgelere çekilmesi ve bu bölgelerdeki bazı yerleşimlerin PKK/YPG'ye bırakılması, Suriye'deki güç dengesinde dikkat çekici bir değişikliğe işaret ediyor. Rejim, İran destekli güçlerin ve bazı diğer yerel unsurların yardımıyla, bölgedeki stratejik yolları ve ikmal hatlarını güvence altına almaya çalışıyor. Özellikle, İran’ın Irak’tan Suriye’ye ve Lübnan’a uzanan ikmal koridorunun güvenliğini sağlamak, rejimin öncelikleri arasında bulunuyor.

Deyrizor’daki 7 köyün PKK/YPG'ye terk edilmesi, bölgedeki rejim karşıtı grupların da artan etkisini ve rejimin bölgedeki bazı alanları kaybetmesini gözler önüne seriyor. Bu gelişme, Suriye'deki savaşın gidişatına ilişkin önemli bir dönüm noktasını oluşturuyor. Fırat Nehri'nin doğusunda, Deyrizor ilinin büyük kısmı ABD destekli PKK/YPG'nin kontrolünde bulunurken, batısındaki bazı bölgeler ise Esad rejimi ve İran destekli milislerin kontrolünde kalıyor.

İran Destekli Grupların Varoluşu: Deyrizor'un özellikle kent merkezi ve El-Bukemal ilçesi gibi stratejik yerlerinde İran destekli milis grupların varlığı dikkat çekiyor. Bu gruplar, Suriye-Irak sınırına yakın bölgelerdeki denetimi güçlendirmek ve İran'ın bölgedeki etkisini artırmak amacıyla önemli bir rol oynuyor. Suriye-Irak sınırındaki bu bölgeler, özellikle İran'ın Lübnan'daki Hizbullah’a yönelik destek ve bölgedeki genel stratejik hareketliliği için kritik öneme sahip.

Rejim Karşıtı Grupların İlerleyişi: Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler de oldukça dikkat çekici. 27 Kasım'dan itibaren rejim karşıtı gruplar, Halep’in batısındaki bölgelerde rejim güçleriyle şiddetli çatışmalar başlattı. 30 Kasım’da Halep’in büyük bir kısmı rejimden alınırken, aynı gün içerisinde İdlib’in tamamında rejim karşıtı gruplar hakimiyet kurdu. 5 Aralık’ta Hama şehir merkezi de rejimden alındı. Bu gelişmeler, rejimin ciddi mevzi kayıpları yaşadığı ve ülkedeki askeri dengenin giderek rejim karşıtı gruplar lehine dönmeye başladığını gösteriyor.

Aynı zamanda, Suriye Milli Ordusu tarafından Halep kırsalında PKK/YPG'ye karşı başlatılan "Özgürlük Şafağı Operasyonu" çerçevesinde Tel Rıfat ilçesinin terörden temizlenmesi de önemli bir adım oldu. Bu operasyon, rejim karşıtı grupların PKK/YPG karşısında önemli bir zafer elde etmelerini sağladı.

Sonuç ve Gelecek Perspektifi: Suriye'deki bu gelişmeler, özellikle petrol açısından zengin olan Deyrizor ve çevresindeki stratejik bölgelerdeki güç mücadelesinin arttığını gösteriyor. Rejim, Irak sınırındaki bölgelerdeki güçlerini batıya kaydırırken, PKK/YPG'nin bölgedeki etkisi giderek artıyor. İran destekli gruplar ise hem Suriye içindeki hem de bölgesel güç dinamiklerindeki yerlerini güçlendiriyorlar. Bu karmaşık yapının ortasında, rejim karşıtı grupların hızla ilerlemesi ve Esad’ın stratejik yerleşim yerlerinde sürekli mevzi kaybetmesi, Suriye iç savaşının geleceğini daha da belirsiz hale getiriyor.

Günün Diğer Haberleri