Davacı kadın, eşinin evliliğin ilk günlerinden itibaren fiziksel, sözlü ve ekonomik şiddet uyguladığını, ailesiyle görüşmesini engellediğini ve dış görünüşüyle alay ettiğini öne sürdü. Ayrıca evlilik süresince yapılan alışveriş ve harcamaların yarısının kendisinden nakit olarak istendiğini, kendisine araç alınmadığını ve eşinin otomobilini kullanmasına izin verilmediğini belirterek manevi tazminat talebiyle boşanma davası açtı.
Davalı koca ise suçlamaları reddederek eşinin sosyal medya bağımlısı olduğunu savundu. Eşinin sık sık "Ben Instagram fenomeniyim, ünlüyüm" dediğini, aileye ait özel ve mahrem görüntüleri sosyal medyada paylaştığını ve bu durumun aile mahremiyetini zedelediğini iddia etti. Ayrıca evlilik öncesinden kalan borçları ödemek zorunda kaldığını öne sürerek çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep etti.
Dosyayı değerlendiren Sakarya 2. Aile Mahkemesi, tarafların zaman zaman sosyal medya üzerinden birbirlerine hakaret ettiğini ve kadının da kusurlu davranışlarının bulunduğunu belirledi. Ancak mahkeme, eşine yönelik tehdit ve baskı uyguladığı gerekçesiyle kocayı ağır kusurlu saydı. Mahkeme, çiftin boşanmasına ve ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine hükmetti.
Karar, daha sonra Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından da incelendi. Üst mahkemeler, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı.