Gölün altından tarih çıktı
Sapanca Gölü’nde suların çekilmesiyle gün yüzüne çıkan dikdörtgen planlı yapıda kesme taş duvarlar, mermer parçaları ve mozaik döşemeler bulunduğu belirtildi. Sakarya Üniversitesi Sanat Tarihi Araştırma Görevlisi Dr. Görkem Işık’ın ilk incelemelerine göre kalıntıların MS 4. ile 6. yüzyıllar arasına tarihlenen küçük bir şapel veya erken dönem kilisesi olabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlar, yapının ani bir felaket sonucu değil, yüzyıllar içinde yaşanan doğal göl seviyesi değişimleri nedeniyle sular altında kalmış olabileceğini belirtiyor. Kurtköy çevresindeki Doğu Roma kalesiyle bağlantılı olabileceği düşünülen yapı, Sapanca Gölü’nün altında daha geniş bir arkeolojik alan bulunabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor.
“Kardinaller Sapanca’da inceleme yaptı” iddiası
Vatikan ve gizli yapılanmalar üzerine yazdığı kitaplarla tanınan Koray Kamacı, kaleme aldığı yazıda batık yapının Vatikan’ın ilgisini çektiğini ileri sürdü. Kamacı, Sapanca’yı ziyaret eden bazı kardinallerin göl çevresinde saha çalışması yaptığını iddia ederek bölgenin erken Hristiyanlık tarihi açısından önemine dikkat çekti.
Kamacı ayrıca Vatikan’ın bölgedeki ilgisinden Türkiye’deki yetkililerin haberdar olduğunu ve konuyla ilgili incelemeler yürütüldüğünü öne sürdü.
İddialar henüz resmen doğrulanmadı
Sapanca Gölü’ndeki tarihi kalıntılar arkeolojik açıdan önem taşırken, Vatikan’ın yapıyı takip ettiği ve kardinallerin bölgede inceleme yaptığı yönündeki iddialara ilişkin resmî bir doğrulama ise paylaşılan bilgilerde yer almıyor.
Söz konusu yapının kesin tarihi, işlevi ve bölgedeki diğer tarihî kalıntılarla bağlantısı yapılacak bilimsel araştırmalarla netleşecek. Sapanca Gölü’nün su altında kalan tarihî mirası, yeni araştırmalarla Sakarya’nın kültürel zenginliğine ilişkin önemli bulgular ortaya çıkarabilir.