Altın ithalat kotasının cari açığı kontrol altına almak amacıyla uygulandığını belirten Altuğ, “Bilindiği gibi Ağustos 2023’ten bu yana altında ithalat kotası var. Cari açığı kontrol altına almak amacıyla başlayan bu uygulama maalesef sektörde fiyat anormallikleri, arz şoku, ihracatta ciddi rekabet kaybı ve kayıt dışılığın artmasına sebep oldu” dedi.
Türkiye’nin dünya altın ihracatında İtalya’nın ardından ikinci sırada yer aldığını ifade eden Altuğ, kota nedeniyle Türk firmalarının altın ham maddesini rakiplerine göre yaklaşık yüzde 5 daha pahalıya temin etmek zorunda kaldığını kaydetti.
Hammaddeye erişimde yaşanan sorunların üretimi doğrudan etkilediğini belirten Altuğ, firmaların sipariş almakta zorlandığını ifade ederek, “Hammadde erişilememesi ve önünü görememe nedeniyle firmalar sipariş almaktan kaçınıyor ya da aldıkları siparişleri yerine getiremiyor. Sektörde kurulu üretim düzeni çözülmekte, büyük makineler atıl kalmakta ve kalifiye iş gücü başka alanlara yönelmektedir” diye konuştu.
İhracatçıların hammadde ihtiyacına yönelik çözüm önerisini de paylaşan Altuğ, altın talebinin kamu stokları üzerinden karşılanabileceğini belirterek, ihracat gelirlerinin sistem içinde blokeli olarak yönetilmesinin mümkün olduğunu söyledi. Altuğ, bu modelin hem cari dengeyi koruyacağını hem de üretim ve ihracatın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını ifade etti.