Kabacan, esnafın toplum içindeki rolüne ilişkin yaptığı açıklamada, esnafın sadece ekonomik faaliyetlerin bir parçası olmadığını, aynı zamanda toplumsal denge unsuru olduğunu vurguladı. Pandemi döneminde yaşanan gelişmelerin bu gerçeği açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Kabacan, “Esnaf bu toplumun harcıdır. Yerel üretimi ayakta tutan, el emeğiyle değer üreten esnafımız, kriz dönemlerinde sistemin en güçlü dayanak noktasıdır” dedi.
“Kırılgan bir yapı ortaya çıktı”
Pandemi sürecinde küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların büyük ölçekli sistemlerde kırılgan bir yapı oluşturduğunu ifade eden Kabacan, buna karşın yerel esnafın hızlı çözüm üretme kabiliyetiyle öne çıktığını söyledi. Birçok bölgede temel ihtiyaçların karşılanmasında esnafın sağladığı sürekliliğin, ekonomik düzenin tamamen durmasının önüne geçtiğini dile getirdi.
“Stratejik bir zorunluluk”
Avrupa ülkelerinde küçük esnafın sistem dışına itilmesinin ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğunu belirten Kabacan, yüksek üretim maliyetleri, dışa bağımlılık ve tedarik sorunlarının bu sürecin doğal bir sonucu olduğunu kaydetti. Türkiye’nin en büyük avantajlarından birinin güçlü esnaf yapısı olduğunu ifade eden Kabacan, “Esnafı korumak sadece ekonomik bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
“Tüm gücümüzle çalışacağız”
Esnafın mahalle kültürünün ve sosyal dayanışmanın temel taşı olduğunu belirten Kabacan, bu yapının korunmasının uzun vadede toplumsal istikrar açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Göreve gelmesi halinde esnafın hak ettiği değeri göreceğini ifade eden Kabacan, “Yapacağımız çalışmalarla esnafın önünü açacak, kendisini güvende hissetmesi için tüm gücümüzle çalışacağız” diye konuştu.