Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 01-05-2021 03:02   Güncelleme : 01-05-2021 03:02

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aybet'ten Türk-Amerikan ilişkileri değerlendirmesi

Prof. Dr. Aybet, ABD Başkanı Biden'ın sözde “Ermeni soykırımını” tanıyan açıklamasından sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin zarar görebileceğini belirterek Türkiyesiz bir bölgesel istikrardan söz edilemeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aybet'ten Türk-Amerikan ilişkileri değerlendirmesi
Londra

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Gülnur Aybet, ABD Başkanı Joe Biden'ın hukuksuz ve kabul edilemez şekilde sözde “Ermeni soykırımını” tanıyan açıklamasından sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin zarar görebileceğini belirterek Türkiyesiz bir bölgesel istikrardan söz edilemeyeceğini vurguladı.

Aybet, İngiltere'nin saygın düşünce kuruluşlarından Birleşik Kuvvetler Savunma Enstitüsü için Türk-Amerikan ilişkileri üzerine bir yazı kaleme aldı.

Yazısına Türkiye ve ABD arasındaki mevcut sorunların, 1960'lı yıllardan beri ikili ilişkilerdeki zaman zaman yaşanan gerginliklerden farklı olduğunu belirterek başlayan Aybet, küresel güç dengelerinin değişmekte olduğu bir zamanda Türkiye'nin bölgede sahadaki gerçekleri değiştiren bir güç olarak ortaya çıktığı ifade etti.

Türkiye'nin son zamanlarda Libya, Suriye, Irak ve Karabağ'daki başarısının da bu daha geniş küresel değişimler çerçevesinde okunması gerektiğini kaydeden Aybet, değişen bir dünyada eski müttefiklerinin de değişmeden kalmasını bekleyen ABD'nin bu durumdan rahatsızlık duyduğunu ancak bu küresel değişimin arifesinde Türkiye'nin sahada ve masada güçlü diplomasi ile ortaya çıkışının bölgesel istikrar bakımından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

Aybet, yazısında ikili ilişkilerdeki mevcut durumu başlıklar halinde değerlendirdi.

Türkiye'nin hem Rusya ile işbirliği yapabilen hem de alanını kısıtlayabilen tek ülke olduğunun altını çizen Aybet, S-400 gerilimini, Washington'un iddia ettiği gibi güvenliği tehdit eden teknik bir sorundan ziyade, Rusya'nın küresel anlamda nüfuzunu arttırmasına ABD'nin tepkisi olarak değerlendirdi.

Savunma Sanayi Başkanlığı'nın defalarca ABD'nin teknik konulardaki endişelerini gidermek üzere çağrıda bulunduğuna dikkat çeken Aybet, ancak sorunun ABD için askeri ve teknik bir sorun değil, küresel boyutta siyasi-stratejik bir mesele olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin bölgede istikrar için vazgeçilmez olduğuna vurgu yapan Aybet, Rusya ile ilişkilerin kompartımanlara ayrıldığını ve arada anlaşmazlıklar olsa da reelpolitik açıdan başarıyla işbirliği de yapılabildiğini belirtti.

"Biden'ın açıklaması hukuksuz ve gerçek dışı"

Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin oldukça kırılgan olduğu kaydeden Aybet, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sorumlu FETÖ elebaşının ABD'de barındırılmasının ilişkilerde ciddi bir sorun ve güvensizlik yarattığına değindi.

Aybet, son kırılma noktalarından birinin de, ABD Başkanı Biden'ın kendinden önceki ABD Başkanlarından farklı olarak 1915 olaylarını sözde “Ermeni soykırımı” olarak tanıması olduğuna işaret etti.

Bunun hukuksuz ve tarihi gerçeklerle bağdaşmadığına vurgu yapan Aybet, yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye hiçbir zaman yaşanan olaylarda Ermenilerin ve Türklerin acılar yaşadığını inkar etmemiş hatta Biden'ın bu hukuki ve tarihi temele dayanmayan açıklamasının yapıldığı aynı gün, Sayın Cumhurbaşkanımız Ermeni Patriği Sahak Maşalyan'a bir mesaj göndererek 1. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden Osmanlı Ermenileri için üzüntüsünü paylaşarak, yaşayan yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunmuştur. 1915 olayları hukuki olarak 'soykırım' olarak nitelendirilemez. Çünkü BM'nin 1948 soykırım tanımlamasında bir karşılığı yoktur. Ayrıca tarihsel olarak da bu kavram, 1915 olaylarına uygulanamaz. Çünkü bu konuda dünyadaki saygın tarihçiler arasında bir fikir birliği bulunmamaktadır. Stanford Shaw, Justin McCarthy ve Bernard Lewis gibi bir çok tarihçi, olayların 'soykırım' olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varmışlardır. Ayrıca genel akademik literatürde aynı zamanlarda Ermeni çetelerin Anadolu'daki Müslüman halka yaptıkları zulüm de akademik çalışmalarda yer almış fakat yaygın bir şekilde bu anlatılar, hak ettikleri yeri bulamamıştır. Bütün bu sebeplerden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız Ortak bir Tarihi Komisyonun kurulmasını ve arşivlerin açılmasını önermiştir."

- "Türkiye, mutlaka layık olduğu yeri bulacaktır"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aybet, Biden'ın Türkiye'nin gelişen bölgesel gücünü bir istikrar sağlayıcı olarak göremediğini kaydederek, liberal dünya düzeninin gerilemeye başladığı dönemde Türkiye'nin mutlaka bu düzende layık olduğu yeri bulacağını belitti.

Biden'ın hukuksuz ve gerçek dışı açıklamasının toplumun hemen her kesiminde Amerikan karşıtlığını arttırmakla sonuçlandığına işaret eden Aybet, bu durumun somut belirtisinin de TBMM'deki partilerin Biden'ın 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelemesini kınaması olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Önceki ABD Başkanları bu konuda açıklama yapmaktan geri dururken, Biden'ın Türkiye'nin stratejik ortaklığına ihtiyacı olduğu bir dönemde böyle bir açıklama yapmasının mantık dışı olduğunu belirten Aybet, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi olan ve ikili ilişkilerinin önemini iyi bilen James Jeffrey'nin de 'Eğer Biden Hükümeti gerçekten Amerika'nın küresel liderliğini yeniden ortaya koymakta bu kadar endişeliyse, bunu Türkiyesiz başaramaz.' şeklindeki sözlerine atıfta bulundu.

- "Türk SİHA'ları Dağlık Karabağ ve Suriye de büyük işler başardı"

Aybet'in dikkat çektiği bir diğer konu da Türkiye'nin SİHA'larının üstünlüğünün bölgede, Libya'dan Suriye ve Karabağ'a kadar savaşların tabiatını değiştirmesi oldu.

Bunun da, NATO üyeleri ve birçok ülke tarafından takdir edildiğine dikkat çeken Aybet, terörle mücadele noktasında DEAŞ'a karşı Uluslararası Koalisyon'da tek başına 2000 kilometrekare alanı terör örgütünden temizleyebilen tek ülkenin Türkiye olduğuna değindi.

Türkiye'nin NATO kapsamında Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti'nin (VJTF) komutasını 2021'de devraldığını hatırlatan Aybet, Türkiye'nin askeri ve teknik alanlarda son yıllardaki başarılarına dikkat çekti.

Ayrıca Türkiye'nin Ukrayna ile olan ilişkilerinin bölgesel istikrara katkısının bir göstergesi olarak yorumlanması gerektiğini dile getiren Aybet, Ankara'nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Ukrayna Özel Gözlem Misyonu ile Savunma İşbirliği Platformu ve Kırım Platformu'na olan desteğinin de Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü korumaya yönelik adımları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

- "Türk güçleri, Afganistan'da halkın gönlünü kazandı"

Türkiye'nin Afganistan barış sürecine olan önemli katkısına da vurgu yapan Aybet, Türk güçlerinin, 2002'den bu yana Afganistan'da konuşlandırılmış NATO kuvvetlerinde karargah komutanlıkları dahil önemli görevler üstlendiğini hatırlattı.

Türk güçlerinin Afganistan'da halkın gönlünü kazandığına dikkat çeken Aybet, Türkiye'nin Afganistan'a barış getirme sürecinde en önemli aktörlerden biri olacağının da altını çizdi.