GÜNCEL
Giriş Tarihi : 14-01-2022 23:50   Güncelleme : 14-01-2022 23:50

Türkiye-Ermenistan Diyaloğunda İlk Adım Umutlu Karşılandı

Türkiye ile Ermenistan’ın 2009 yılı sonrasında yeniden normalleşme süreci başlatarak, bugün ilk kez özel temsilciler düzeyinde yüz yüze görüşme yapılması iki ülke ilişkilerini takip eden uzmanlarca “umutlu bir ilk adım” olarak yorumlandı

Türkiye-Ermenistan Diyaloğunda İlk Adım Umutlu Karşılandı

Türkiye ile Ermenistan’ın 2009 yılı sonrasında yeniden normalleşme süreci başlatarak, bugün ilk kez özel temsilciler düzeyinde yüz yüze görüşme yapılması iki ülke ilişkilerini takip eden uzmanlarca “umutlu bir ilk adım” olarak yorumlandı.

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinde normalleşme süreci kapsamında Ankara’nın özel temsilcisi Büyükelçi Serdar Kılıç ve Erivan’ın özel temsilcisi Ermenistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan’ın bugün Moskova’da “olumlu ve yapıcı bir atmosferde” görüştüğü ifade edildi. Açıklamada, “Özel Temsilciler, olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleşen bu ilk görüşmelerinde, Türkiye ve Ermenistan arasında diyalog yoluyla yürütülecek normalleşme sürecine yönelik olarak ön görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Taraflar, müzakereleri tam normalleşme hedefiyle ön şart olmaksızın sürdürme hususunda mutabık kalmışlardır” denildi. Dolayısıyla Türkiye ile Ermenistan’ın müzakere kapısını açık tutarak, normalleşme hedefi için özel temsilciler kanalıyla diyaloğa devam edeceği mesajı verildi. Gelecek toplantıyla ilgili yer ve tarihe ise ilerleyen günlerde karar verileceği duyuruldu.

Bugünkü görüşmeye ilişkin Türkiye Ermenileri’nden Avukat Luiz Bakar, VOA Türkçe’ye değerlendirmesinde, “Uzun yıllar sonra diyalog başlamasından memnuniyet duyuyoruz. İki komşu ülkeden sözediyoruz, dolayısıyla komşuluk ilişkileri olması gerektiğini düşünüyoruz. Diyalog kurulmaması sıkıntılıydı. En azından diyaloğa geçilmesi önemli bir aşama. Umuyoruz devamı gelir” dedi.

Hrant Dink Vakfı’nın 2019 yılında yayımladığı “Ermenistan ve Türkiye İlişkilerine Genel Bir Bakış ve Normalleşme Olasılıkları Raporu” yazarlarından birisi olan Talha Köse de, bugünkü görüşmeyi “dönüm noktası” olarak nitelendirdi. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Köse, “Dağlık Karabağ dolayısıyla bu son 44 gün savaşı neticesinde Azerbaycan topraklarına kavuşunca diyalog başlatılması bakımından Türk kamuoyundaki blokaja yönelik gelişmeler oldu. Bir bakıma diplomatik ilişkilerin normalleşmesi ve sınırların açılması konusunda temel bir sorun ortadan kalkmış oldu. Elbette burada kırılgan bir barıştan sözediyoruz yani halen Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunun tamamen ortadan kalktığını söyleyemeyiz. Şimdi ilişkilerin normalleşmesi için önemli bir adım atıldı. Ben bu konuda ben iyimserim. Bu konuda kurulan mekanizma hem ABD hem de Avrupa tarafından da destekleniyor. Türkiye’nin bölgesel iş birliği konusunda atacağı adımların da bunu güçlendirecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Ermeni Diasporası’nın ne yapacağını merak ediyorum”

Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi olarak görev yapmış ve Türk Konseyi Genel Sekreterliği’ni yürütmüş Emekli Büyükelçi Halil Akıncı ise, geçmişte de Türkiye’nin komşusuyla diyalog için çaba harcadığını ancak Ankara’nın olumlu adımlarına Erivan’dan olumlu geri dönüş sağlanamadığını söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Akıncı, “Ermeni Diasporası’nın ne yapacağını merak ediyorum. Bu diyaloğu engellemek için elinden geleni yapacaktır. 1992 yılında Petrosyan (o dönemki Ermenistan Devlet Başkanı Levon Ter-Petrosyan) ile çok iyi bir diyalog kapısı açılmaktaydı. Ancak o dönem de Ermeni Dışişleri Bakanlığı’nın tutumu tümüyle değişti ve hatta Petrosyan da ‘görüşmüyoruz’ açıklaması yaptı. Mesela Taşnaklar ne yapıyor? Ermenistan tarafı ne kadar ısrarcı, ne kadar ilişkileri geliştirmeye açıktır? Bunları görmek, beklemek gerekiyor” diye konuştu.

Bugünkü toplantı yeri için Rusya’nın başkenti Moskova’nın belirlenmiş olmasıyla ilgili de Akıncı, Ermenistan açısından “(Bu) Rusya olmadan bir şey olamaz anlamına geliyor. Karabağ savaşını durdurduğu için Rusya yine bu toplantıya ev sahipliğiyle de egemen güç olduğunu vurguluyor” görüşünü aktardı.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ