ÇED süreçlerine yeni yaklaşım
Dr. Holly Kirk ve ekibinin hazırladığı ve 3 Eylül 2026’da Frontiers in Ecology and the Environment dergisinde yayımlanan çalışmada, mevcut Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin doğa kaybını önlemede yetersiz kaldığı belirtildi.
Araştırmacılar, projelerin çevreye verdiği zararı yalnızca azaltmaya odaklanan mevcut yaklaşım yerine, “Biyoçeşitlilik Kazanım Değerlendirmesi” adı verilen ek bir mekanizmanın uygulanmasını önerdi.
Tahrip edilmiş alanlar da doğaya kazandırılabilir
Yeni modelin yalnızca konut ve ticari yapı projelerinde değil; otoyol, demiryolu, güneş enerjisi santralleri ve tedarik zincirleri gibi arazi kullanımını değiştiren farklı faaliyetlerde de uygulanabileceği ifade edildi.
Çalışmada, daha önce fabrika veya otopark gibi kullanımlar nedeniyle tahrip edilmiş alanların dahi önemli bir ekolojik potansiyele sahip olabileceğine dikkat çekildi.
Sıradan türler de korunacak
Araştırmacılar, çevre değerlendirmelerinde yalnızca nadir ve nesli tehlike altındaki türlere odaklanılmasının da önemli bir eksiklik olduğunu belirtti.
Arılar, yaygın kuş türleri ve sıradan bitkiler gibi canlıların ekosistemlerin devamlılığı açısından kritik rol oynadığı vurgulanırken, yeni model kapsamında bu canlıların yaşamını sürdürebileceği alanların projelere dahil edilmesi öneriliyor.
Doğal alanlar projelerin parçası olacak
Model kapsamında sağlıklı üst toprağın korunması, bölgedeki doğal tohum bankalarının kullanılmasına olanak sağlanması ve yaşlı ağaçların mümkün olduğunca korunması öne çıkan uygulamalar arasında yer alıyor.
Binalarda oluşturulacak yeşil çatılar ve küçük su alanlarının da kuşlar ile faydalı böcekler için doğal geçiş noktaları oluşturabileceği belirtiliyor.
İklim krizine karşı da katkı sağlayacak
Doğa-pozitif uygulamaların yalnızca biyoçeşitliliğe değil, iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sunması bekleniyor. Korunan veya yeniden oluşturulan bitki örtüsü ve sulak alanların karbon depolayabileceği, yağış sırasında sel riskini azaltabileceği ve kentlerde sıcaklıkların düşürülmesine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Şirketlere de avantaj sağlayabilir
Araştırmacılara göre doğa-pozitif projeler şirketler açısından da çeşitli avantajlar sağlayabilir. Çevre dostu uygulamaların kamu ihalelerinde ve yeşil bina sertifikasyonlarında avantaj oluşturabileceği, aynı zamanda şirketlerin marka değerini güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlar ise modelin başarıya ulaşabilmesi için yasal süreçlerin kolaylaştırılması, uygulamaların yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması ve etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.