Murat’ın ölümünde yapay zekâ detayı! Cinayetten 13 gün önce araştırmış

Sakarya’da 14 yaşındaki Murat İmrağ’ın çocukluk arkadaşı tarafından başından vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Olayla ilgili tutuklanan 16 yaşındaki şüphelinin, cinayetten 13 gün önce yapay zekâya silahların etkisi ve adam öldürmenin cezasıyla ilgili sorular sorduğu belirlendi. Acılı aile ise olayın kaza olmadığını savunarak sorumluların hesap vermesini istedi.

GÜNCEL - 12-10-2026 10:24

Ablasının doğum günü için gittiği evde hayatını kaybetti

Sakarya’da yaşayan 14 yaşındaki Murat İmrağ, ablasının doğum gününü kutlamak amacıyla aile dostlarının evine gitti. Ancak burada yaşanan silahlı olay, küçük çocuğun hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Murat, çocukluk arkadaşı olduğu belirtilen 16 yaşındaki şüpheli tarafından başından vuruldu.

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında şüphelinin ifadeleri ve olay yerinden elde edilen bulgular incelendi. Şüphelinin ilk ifadesinde Murat’ın intihar ettiğini öne sürdüğü, olay yeri inceleme çalışmaları ve adli tıp bulgularının ardından ise silahın kazara ateş aldığını savunduğu belirtildi.

Cinayetten 13 gün önce yapay zekâya sorular sormuş

Soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri, şüphelinin cep telefonunda yapılan incelemeyle ortaya çıktı. Polis ekiplerinin incelemesinde, 16 yaşındaki şüphelinin olaydan yalnızca 13 gün önce yapay zekâya silahların etkisi ve birini öldürmesi durumunda alabileceği ceza hakkında sorular yönelttiği belirlendi.

Şüphelinin yapay zekâya, “Pompalı tüfek can yakar mı?”, “Kuru sıkı can yakar mı?” ve “Birini öldürsem kaç yıl hapis yatarım?” sorularını sorduğu aktarıldı.

Söz konusu soruların cinayetten günler önce yöneltilmiş olması, soruşturmadaki önemli ayrıntılardan biri olarak öne çıktı.

Baba Özkan İmrağ: Her şeyi planlamış

Oğlunun ölümünün kaza olmadığını savunan baba Özkan İmrağ, olayın ardından yaşananlara ve silahla ilgili bulgulara dikkat çekti. Silahın boş olduğu yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını öne süren baba, silahın içinde 10 mermi bulunduğunu ve bunlardan birinin ateşlendiğini iddia etti.

Baba İmrağ, silahın üzerinde parmak izlerinin bulunduğunu da belirterek olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.

Olayın ardından delillerin karartılmaya çalışıldığını ileri süren baba, oğlunun üzerinde barut isi tespit edildiğini, şüphelide ise aynı bulgunun bulunmadığını iddia etti. Şüphelinin olay sonrasında ellerini yıkadığını ve kıyafetlerini değiştirdiğini de öne süren İmrağ, bu ayrıntıların soruşturma kapsamında açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Anne Yeliz İmrağ: Silahın markasını bile araştırmış

Acılı anne Yeliz İmrağ da şüphelinin telefonundaki araştırmalara dikkat çekti. Oğlunun ölümüne neden olan silahın markasının da telefondan araştırıldığını belirten anne İmrağ, şüphelinin silahla birini öldürmesi durumunda alacağı cezayı öğrenmeye çalıştığını öne sürdü.

Aile, olayın basit bir kaza olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunurken şüphelinin olay öncesindeki araştırmalarının ve olay sonrasındaki davranışlarının ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.

Olaydan sonra Murat’ın ablasını teselli etmeye çalışmış

Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir diğer ayrıntı ise şüphelinin olaydan sonraki davranışları oldu. İddiaya göre şüpheli, Murat’ın ölümünün ardından arkadaşının ablasına sarılarak onu teselli etmeye çalıştı.

Şüphelinin cep telefonunda yapay zekâya yönelttiği soruların yanı sıra silahlarla çekilmiş fotoğrafların da bulunduğu öğrenildi. Telefonda ayrıca organize suç örgütleriyle bağlantılı olabileceğine ilişkin izlere rastlandığı aktarıldı.

Anne Yeliz İmrağ, şüphelinin ailesinden gelen açıklamalara da tepki gösterdi. Şüphelinin babasının oğlunun böcekten bile korktuğunu söylediğini aktaran anne, telefonda silah fotoğraflarının bulunduğunu öne sürerek bu iddialara yanıt verilmesini istedi.

Silah emekli polis dedesine ait çıktı

Murat’ın ölümüne neden olan silahın, şüphelinin emekli polis dedesine ait olduğu ve açık bir çekmecede bulunduğu belirtildi. Silahın kolayca ulaşılabilecek bir yerde tutulması, acılı ailenin tepkisinin odağında yer aldı.

Anne Yeliz İmrağ, silahın muhafaza edilme koşullarına ve olayla bağlantılı kişilerin sorumluluğuna dikkat çekerek şüphelinin ailesinin de hesap vermesi gerektiğini savundu.

Acılı aile adalet istiyor

Oğullarının ölümünün ardından adalet arayışlarını sürdüren Özkan ve Yeliz İmrağ, olayın tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılmasını ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.

Anne Yeliz İmrağ, “Dede serbest. Anne, baba bu sorumsuzluğa rağmen hâlâ neden serbest? Ben bunların cevabını istiyorum. Oğlumun adaletini arıyorum.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Murat İmrağ’ın ölümüyle ilgili soruşturmada, şüphelinin olay öncesinde yaptığı araştırmaların, silahın nasıl muhafaza edildiğinin ve olay sonrasındaki gelişmelerin aydınlatılması bekleniyor.

Günün Diğer Haberleri