Yeni düzenlemeyle malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primlerinin dörtte biri oranındaki tutarın Hazine tarafından SGK’ya aktarılması uygulamasına son verildi.
2008 yılında sosyal güvenlik reformu kapsamında başlayan uygulamada, Hazine tarafından SGK’ya önemli miktarda kaynak aktarılıyordu. 2008’den 2025 yılı sonuna kadar bu kapsamda SGK’ya aktarılan toplam tutarın 2,6 trilyon liraya ulaştığı belirtildi.
Kamu transferlerinde yeni dönem
Yasanın gerekçesinde, SGK’nın temel olarak kendi gelirleriyle giderlerini karşılamasının esas olduğu vurgulandı. Kurumun oluşabilecek nakit açıklarının ise merkezi yönetim bütçesinden karşılanması öngörüldü.
Bu kapsamda daha önce “devlet katkısı” ve “açık finansmanı” şeklinde iki ayrı başlık altında yürütülen kamu transferleri tek kalemde birleştirildi. Bundan sonra SGK’nın oluşacak bilanço açığının merkezi yönetim bütçesinden “açık transferi” adı altında karşılanması planlanıyor.
SGK’nın mali tablosu dikkat çekiyor
SGK, 2025 yılında Hazine’den 888,6 milyar lira devlet katkısı ve 75 milyar lira bütçe transferi aldı. Kurumun aynı yıl 5,9 trilyon lira gelir ve 5,5 trilyon lira gider kaydettiği görüldü.
Ancak devlet katkısı hesaba katılmadığında SGK’nın mali görünümünün daha farklı olduğu belirtiliyor.
2026 yılının ilk 5 ayında ise SGK’nın prim gelirleri yaklaşık 2 trilyon lira seviyesinde kalırken, kurum bütçesinde 95,3 milyar liralık açık oluştu.
Vatandaşın maaşını doğrudan etkilemeyecek
Yeni düzenlemenin çalışanlar açısından en dikkat çekici noktalarından biri ise maaş ve prim ödemelerinde doğrudan bir değişiklik öngörmemesi.
Çalışanların maaşlarından yapılan kesintiler veya işverenlerin ödeyeceği prim oranları bu düzenlemeyle değişmeyecek. Devlet desteği de tamamen ortadan kalkmış olmayacak.
Bundan sonra SGK’nın oluşacak açığının merkezi yönetim bütçesinden karşılanması sürdürülecek. Ancak muhasebe yöntemi değişeceği için SGK’nın resmi açık rakamlarının ve merkezi bütçeden yapılan transferlerin daha yüksek görünmesi bekleniyor.