Modern Sanayi Sitesi’nde kardeşiyle birlikte oto bakım ve onarım işi yapan İbrahim Civelek, 1995 yılında İstanbul’dan tutkunu olduğu 1975 model Anadol’u satın aldı. Ailenin hem ekmek teknesi hem de anı defteri haline gelen otomobil, yıllarca Civelek ailesinin hayatında özel bir yere sahip oldu.
Ancak o yıllarda oğlunun hastalığı nedeniyle tedavi için birçok şehre gitmek zorunda kalan İbrahim Civelek, Trabzon dönüşü kaza yapınca 2005 yılında aracı satmak durumunda kaldı. Bu ayrılık, aile için kolay olmadı.
“Çocukluk anılarım canlandı”
Aradan geçen 13 yılın ardından aracı satın alan kişiden geri alan 35 yaşındaki Tayfun Civelek, ilk sürüş heyecanını yaşadığı otomobile yeniden kavuştu.
Civelek, “Sakarya’dan dışarıya çıkmaması mucize. Aracı alan ağabeyimiz bakımları için hep bize gelirdi. ‘Satacağın zaman ilk bana haber ver’ diyordum. Bir gün aradı ve ‘Arabayı satıyorum, istiyorsan gel’ dedi. Konuştuk ve geri aldım. Çocukluk anılarım canlandı.” ifadelerini kullandı.
Aslına uygun iki kez restore edildi
Baba yadigârı otomobili camlarından iç döşemesine, boyasından kaportasına kadar iki kez restore eden Civelek, orijinalliğini korumak için büyük çaba harcadı. Parça bulmakta zorlandığını ancak aracın ruhunu bozmamak için pes etmediğini belirtti.
Aracı önceden bilenlerin son halini görünce şaşırdığını söyleyen Civelek, “Yakıtını doldurayım, Trabzon’a gözüm kapalı giderim. Arabanın ciğerini biliyorum. Yolda bırakmayacağına eminim. Babamla birlikte olduğumuz sürece bu araç yarı yolda bırakmaz. Babam vefat etse bile yine bu kapıda duracak.” dedi.
Katıldığı festival ve fuarlarda araca talip çıkanlar olduğunu da dile getiren Civelek, Anadol’un bugün hâlâ ayakta olmasının en büyük sebebinin babasının emeği olduğunu vurguladı.




























