Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 4 Ekim’de 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde, Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde ise 5,2 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Aynı gün bölgede 4,4, 4,3 ve 4,1 büyüklüğünde üç ayrı sarsıntı daha kaydedildi.
Kısa süre içerisinde yaşanan bu hareketlilik, geçmişte büyük yıkımlara neden olan Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan Sakarya’daki deprem riskini de yeniden gündeme taşıdı.
SAKARYA FAY HATTININ ÜZERİNDE
Kuzey Anadolu Fay Hattı, Erzincan’dan başlayarak Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli ve Yalova üzerinden Marmara Denizi’ne kadar uzanıyor. Sakarya da bu fay hattı nedeniyle Türkiye’de deprem gerçeğinin en yakından hissedildiği kentler arasında yer alıyor.
Özellikle 1999 Marmara Depremi’nde ağır yıkım yaşayan kentte, yapı güvenliği kadar zemin özellikleri de deprem riski açısından önem taşıyor.
ADAPAZARI İÇİN ZEMİN UYARISI
Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın daha önce Sakarya’ya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde özellikle Adapazarı’nın zemin yapısına dikkat çektiği biliniyor.
Ercan, Adapazarı’ndaki sulak, gevşek ve alüvyon zeminlerin deprem sırasında sarsıntıyı 3 ila 5 kat büyütebildiğini belirtmişti. Bu tür zeminlerde bulunan çok katlı yapıların rezonansa girerek daha şiddetli sallanabileceğine dikkat çeken Ercan, bunun ağır hasar ve göçme riskini artırabileceği uyarısında bulunmuştu.
“KONUT SATIN ALMAYIN, KİRAYA TUTMAYIN”
Ercan, söz konusu zemin özelliklerinin bulunduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlara da dikkat çeken bir çağrıda bulunmuştu.
Ercan, “Lütfen bu gibi yerlerden konut satın almayın, kiraya tutmayın” ifadeleriyle vatandaşları zemin ve yapı güvenliği konusunda daha dikkatli olmaya davet etmişti.
YER-YAPI GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Ercan’ın değerlendirmelerinde yalnızca binanın dayanıklılığı değil, yapının bulunduğu zeminin özellikleri de öne çıkmıştı.
Vatandaşların konut satın almadan veya kiralamadan önce Yer-Yapı Güvenliği Belgesi’ni istemeleri gerektiğini belirten Ercan, belgenin olumsuz olması halinde söz konusu yapıdan vazgeçilmesi gerektiğini ifade etmişti.
Adana ve Osmaniye’de yaşanan peş peşe depremler, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatırken, Sakarya’da da yapı güvenliği ve zemin özelliklerinin önemini yeniden gündeme getirdi.





























