Koç, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamada istifa kararının ani bir çıkış ya da siyasi bir manevra olmadığını vurgulayarak, yaşadığı süreçlerin bu noktaya gelmesinde etkili olduğunu ifade etti. Açıklamasında, “Bu karar; yaşadığım süreçlerin, gördüğüm tutumların, karşılaştığım samimiyetsizliklerin, uğradığım haksızlıkların, vicdanımda büyüyen rahatsızlığın ve artık sürdürülemez hale gelen güven kaybının doğal sonucudur” ifadelerine yer verdi.
“Riyakârlık, iftira ve kumpas” vurgusu
Görev süresi boyunca Sapanca’nın önemli gündem başlıklarında aktif rol aldığını belirten Koç; Sapanca Gölü’nün korunması, su fabrikalarından alınan harçlar, teleferik süreci, Ramada Otel süreci ve kaçak yapılarla mücadele gibi konularda hukuku savunduğunu dile getirdi. Ancak bu süreçte karşılaştığı bazı yaklaşımların kendisini yıprattığını belirterek, “riyakârlık, iftira ve kumpas” ifadeleriyle eleştirilerde bulundu.
CHP’ye de eleştiri yöneltti
Koç, açıklamasında sadece yerel yönetim süreçlerini değil, genel siyaset anlayışını ve uzun yıllar içinde yer aldığı CHP’yi de eleştirdi. Siyasetin bir hizmet alanı olmaktan uzaklaştığını savunan Koç, bu alanın giderek bir “meslek, geçim kapısı ve güç alanı” haline geldiğini ifade etti.
CHP’nin kurucu değerlerine saygı duyduğunu belirten Koç, ancak uygulamada bu değerlerin karşılığını göremediğini vurgulayarak, “Fikirlerin büyüklüğü ile uygulamadaki samimiyet arasında çok ciddi bir kopukluk olduğuna inanıyorum. Samimi olmadığım bir yerde bulunmaya devam etmeyi doğru bulmuyorum” dedi.
Koç’un istifası Sapanca’da ve yerel siyasette yankı uyandırdı.




























