“Ateş”, “kor” ve “köz” anlamlarına gelen cemre, soğuk günlerin ardından sıcaklıkların kademe kademe artacağını müjdeleyen bir doğa olayı olarak kabul ediliyor. İlk cemre 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düşmüş, havadaki ısınmanın başlangıcına işaret etmişti. İkinci cemrenin suya düşmesiyle birlikte göl, dere ve deniz sularının ısınmaya başlayacağına inanılıyor.
Üçüncü ve son cemrenin ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşeceği kabul ediliyor. Bu tarihten sonra hem toprak sıcaklığında hem de genel hava sıcaklıklarında artışın daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.
Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunan kültürüne kadar geniş bir coğrafyada benzer tarihlerde doğanın ısınmaya başladığına dair inanışlar bulunuyor. Yüzyıllardır aktarılan bu gelenek, bugün hâlâ baharın gelişini simgeleyen önemli işaretlerden biri olarak görülüyor.
Türk Dil Kurumu’na göre cemre, “Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi” anlamına geliyor. Her yıl şubat ayı sonunda başlayan takvime göre önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düştüğü kabul edilen cemre, bahar bayramı nevruzun yaklaştığının da habercisi sayılıyor.




























