Doğu Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Finans Bölümü mezunu olan ve Sakarya'da emlakçılık yapan Çoroğlu, çocukluk yıllarında İstanbul'da başlayan koleksiyon merakını aralıksız sürdürdü. Yaklaşık 5 milyon lira maddi değere sahip olduğu belirtilen koleksiyonunda 30-35 bin pul, 4 bine yakın diecast model araç ve bunun yanında kupa, çakı, çakmak, eski para, gazoz şişesi ve anahtarlık gibi 15 bin farklı kalemde ürün bulunuyor.
Annesinin teşvikiyle başladı
Koleksiyonculuğa 1984 yılında annesinin desteğiyle başladığını anlatan Çoroğlu, ilk olarak 1975 yılına ait pul serisini aldığını söyledi. Zamanla koleksiyonunu büyüttüğünü ifade eden Çoroğlu, Osmanlı Devleti, Hatay Devleti, Kızılay ve birçok dünya ülkesine ait pulları bir araya getirerek yaklaşık 35 bin parçalık bir pul koleksiyonu oluşturduğunu belirtti.
Koleksiyonunda ayrıca eski mektuplar, özel zarflar, model araçlar, motosikletler, çakmaklar ve çeşitli nostaljik ürünlerin yer aldığını dile getiren Çoroğlu, mevcut sergi alanının yetersiz kaldığını ve çok sayıda eserin sandıklarda muhafaza edildiğini söyledi.
"Koleksiyonculuk paylaştıkça güzel"
Başlangıçta arkadaşlarıyla vakit geçirmek için kullandığı garajı zamanla ziyaretçilere açtığını belirten Çoroğlu, koleksiyonculuğun paylaşım kültürüyle değer kazandığını ifade etti.
Koleksiyon meraklılarına bilgi ve tecrübelerini aktardığını söyleyen Çoroğlu, yeni başlayan koleksiyonerlere de destek olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.
En değerli parçalar aile yadigârları
Koleksiyonundaki en kıymetli eserlerin ailesinden kalan hatıralar olduğunu vurgulayan Çoroğlu, dedesi ve babaannesinden kalan eşyaların kendisi için manevi açıdan büyük anlam taşıdığını söyledi.
Sokakta birçok kişinin değer vermeyeceği bazı eşyaların kendisi için paha biçilemez olduğunu belirten Çoroğlu, bu eserlerin atalarından kalan yadigârlar olması nedeniyle koleksiyonunda en özel yerde bulunduğunu ifade etti.
"Kuşaktan kuşağa aktarmak istiyoruz"
43 yıldır aralıksız koleksiyon yaptığını belirten Çoroğlu, eserlerin yalnızca kendi satın aldığı ürünlerden oluşmadığını, akraba, dost ve sevenlerinin katkılarıyla da büyüdüğünü söyledi.
Her parçanın ayrı bir hikâyesi olduğunu ifade eden Çoroğlu, "Çocuklarımızı da bu bilinçle yetiştiriyoruz. Bu koleksiyonu onlara bırakmak istiyoruz. Onlar da kendi çocuklarına aktarırsa, koleksiyonumuz kuşaktan kuşağa yaşamaya devam eder" dedi.




























