İklim değişikliğinin etkileri ve artan kuraklık riski kapsamında gerçekleştirilen programda, suyun yaşam için taşıdığı hayati önem vurgulandı. Küresel ölçekte büyüyen su kıtlığı sorununa karşı bireysel düzeyde alınabilecek önlemler öğrencilere aktarıldı. Günlük hayatta yapılabilecek basit ama etkili tasarruf adımlarının, uzun vadede büyük fark oluşturacağı ifade edildi.
Seminerde yalnızca tasarruf çağrısı yapılmadı; işin arka planı da anlatıldı. Suyun doğadaki döngüsünden başlayarak barajlardan arıtma tesislerine, oradan kilometrelerce uzanan iletim hatlarıyla evlere ulaşana kadar geçen teknik süreçler görseller eşliğinde paylaşıldı. Bir damla suyun musluğa gelene kadar geçtiği aşamalar ve bu süreçte harcanan enerji ile kurulan altyapı ağına dikkat çekildi.
Yetkililer, suyun sınırsız bir kaynak olmadığına vurgu yaparak israfın önlenmesinin hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını belirtti. Programın sonunda öğrenciler, su tüketimi, arıtma sistemleri ve şehir altyapısına ilişkin merak ettikleri soruları uzman ekiplere yöneltti.




























