Ailelerin Açıklamaları:
Mağdur öğrencilerden A.K.'nın annesi Ayşe K., kızının kendisine, oteldeki şefin kendisine dokunduğunu ve rahatsızlık verdiğini söylediğini belirtti. Ayşe K., okul yönetiminin olayla ilgili tutumunu sert bir şekilde eleştirdi. "Bana 'Çocuklar yanlış anlamış, gözünüz arkada kalmasın, böyle bir sıkıntı yok' dendi" diyen Ayşe K., kızının şu an psikolojik destek aldığını ve bu durumun hayatlarını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti.
E.A.'nın babası A.A. ise, olayın çok daha karmaşık olduğunu ve okuldaki bazı yetkililerin olayı örtbas etmeye çalıştığını öne sürdü. A.A., Lütfullah Aksu adlı öğretmenin kızına "Sesini çıkarma, senin boğazını sıkarım" şeklinde tehditlerde bulunduğunu, kızının sekiz kez kriz geçirdiğini ve şu anda tedavi olduğunu belirtti. Ayrıca okul müdürünün, kızının tacize uğramasına rağmen "Bunlar çocuk, önemli bir durum yok" diyerek durumu küçümsediğini söyledi. A.A., stajdan sorumlu öğretmen Ahmet Ünlü'nün de olayı geçiştirmeye çalıştığını iddia etti.
Okul Yönetimi ve Önceki Olaylar:
A.A., ayrıca üç yıl önce de okulun uygulama otelinde benzer bir taciz olayının yaşandığını ve o dönemde okul yönetiminden gelen tepkilerin yetersiz olduğunu belirtti. O zaman da okul müdür yardımcısı Lütfullah Aksu'nun kızına, "Bundan bir şey tutturamazsın, sana kimse inanmaz, boşuna kendini reklam yapma, adın kötüye çıkar" şeklinde tehditler savurduğunu öne sürdü.
Okul Müdürünün Geçmişi:
Olaylara tepki gösteren A.A., okul müdürünün geçmişte de benzer bir taciz olayında ihmali bulunduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl, 11. sınıfta okuyan bir öğrencinin şikayeti üzerine görevden alınan okul müdürü Yusuf M.'nin başka bir okula öğretmen olarak atanması ve ardından emekli olması dikkat çekti. A.A., Yusuf M.'nin tacizle ilgili davalarının hala devam ettiğini ve okulda yaşanan olayların ciddiye alınmadığını söyledi.
Tepkiler ve Talepler:
Baba A.A., okuldaki yönetimin tutumunu sert bir şekilde eleştirerek, çocukların tacizle ilgili yaşadığı travmaların ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Olayın yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkilerinin de büyük olduğunu ve kızlarının tedavi süreçlerinin önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, okul yönetiminin olayları örtbas etmeye çalışmasının da, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Soruşturma ve Gelişmeler:
Amasya Cumhuriyet Savcılığı, konuya ilişkin soruşturma başlattı ve iddialarla ilgili olarak okul yönetiminden, öğretmenlerden ve şüpheli kişilerden ifadeler alınmaya başlandı. Olay, eğitim sektöründe ve yerel yönetimlerde önemli bir farkındalık yaratırken, benzer vakaların önlenmesi adına daha sıkı denetimlerin ve koruma mekanizmalarının devreye girmesi gerektiği vurgulandı.
Bu dava, sadece bir taciz vakası olmanın ötesinde, eğitim sistemindeki ciddi ihmallerin ve çocukların korunması gerektiği konusunda önemli dersler çıkarılması gereken bir durum olarak dikkat çekiyor.




























