Barutcu, 2026/02 sayılı Sirkülerin yeni bir kanuni başvuru şartı veya sigortacıya kanunda bulunmayan ek bir ödeme süresi getirmediğini ifade etti. Düzenlemenin temel öneminin hasar incelemesi ile uyuşmazlık çözümünün birbirinden ayrılması olduğunu belirtti.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1427’nci maddesine dikkat çeken Barutcu, sigortacının rizikonun gerçekleşmesinin ardından borcunun kapsamını belirlemek amacıyla araştırma yapabileceğini ancak bu imkanın sınırsız bir bekleme hakkına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Zorunlu mali sorumluluk sigortalarında ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 99’uncu maddesindeki 8 iş günlük ödeme süresinin ayrıca gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Ekspertiz hak sahibinin de menfaatine
Motorlu araç hasarlarında hasarın meydana geldiğinin bilinmesi ile hasarın kapsam ve miktarının belirlenmesinin farklı süreçler olduğunu belirten Barutcu, değişmesi gereken parçalar, onarım yöntemi, işçilik bedelleri, hasarın kazayla uyumu, rayiç, sovtaj ve aracın ekonomik onarıma elverişli olup olmadığı gibi unsurların teknik inceleme gerektirebildiğini söyledi.
Ekspertizin yalnızca sigorta şirketinin ödeme kararını erteleyen bir aşama olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Barutcu, teknik incelemenin gerçek zararın doğru ve eksiksiz belirlenmesinde hak sahibinin de menfaatine hizmet ettiğini kaydetti.
Eksperin bağımsızlığı vurgusu
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamındaki eksperlik sisteminde teknik tespitin bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini belirten Barutcu, 2026 yılında hayata geçirilen yeni atama ve koordinasyon sistemlerinin eksperin mesleki bağımsızlığını ortadan kaldırmadığını söyledi.
Barutcu, akıllı atama sistemindeki koordinasyonun iş akışının düzenlenmesine hizmet ettiğini, ancak hasar miktarı, onarım yöntemi, rayiç, sovtaj ve rapor sonucuna ilişkin teknik sorumluluğun dosyaya atanan eksperde kaldığını ifade etti.
Ekspertiz için süreler belirlendi
2026/7 sayılı Genelge ile ekspertiz sürecinin farklı aşamalarının belirli sürelere bağlandığını belirten Barutcu, gerekli belgelerin tamamlanmasının ardından eksper atamasının bir iş günü içerisinde yapılması gerektiğini söyledi.
Eksperin aynı ilde atamayı takip eden ilk iş günü, farklı ilde ise iki iş günü içerisinde ekspertiz işlemini gerçekleştirmesinin öngörüldüğünü aktaran Barutcu, incelemenin yapılamaması veya raporun düzenlenememesi halinde durumun ön raporla kayıt altına alınması gerektiğini belirtti.
Trafik sigortasında raporun 3 iş günü, diğer motorlu araç sigortalarında ise 5 iş günü içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Barutcu, bu sürelerin “makul süre” gerekçesiyle keyfi şekilde uzatılamayacağını söyledi.
“Ekspertiz devam ediyor” ifadesi yeterli değil
Barutcu, dosyalarda yalnızca “ekspertiz devam ediyor” ifadesinin gecikmeyi açıklamak için yeterli kabul edilmemesi gerektiğini belirtti.
Eksperin zamanında atanıp atanmadığı, incelemenin süresinde başlatılıp başlatılmadığı, aracın görülememesi halinde ön rapor düzenlenip düzenlenmediği ve gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Barutcu, gecikmenin hangi tarafın kontrol alanından kaynaklandığının ortaya konulmasının önem taşıdığını söyledi.
Sigorta şirketinin kendi organizasyonundan kaynaklanan gecikmelerin sirküler kapsamında korunamayacağını belirten Barutcu, buna karşılık aracın incelemeye sunulmaması veya gerekli teknik incelemenin objektif olarak gerçekleştirilememesi gibi durumların mevzuata uygun şekilde kayıt altına alınması gerektiğini kaydetti.
“Hız ile teknik doğruluk birlikte sağlanmalı”
Etkin bir hasar sisteminin dosyaları uzun süre sigorta şirketinde tutmak veya erken şekilde uyuşmazlık aşamasına taşımakla ölçülemeyeceğini belirten Barutcu, temel ölçütün gerçek zararın mümkün olan en kısa sürede, bağımsız teknik incelemeyle ve denetlenebilir şekilde belirlenmesi olduğunu söyledi.
Gerçek zararın zamanında belirlenmesinin doğru ödeme yapılmasına, doğru ödemenin ise gereksiz uyuşmazlıkların önlenmesine katkı sağlayacağını ifade eden Barutcu, ekspertizin tamamlanmasının beklenmesi ile hak sahibinin belirsiz süreyle bekletilmemesinin birbirine karşıt olmadığını vurguladı.
Barutcu, “Doğru işleyen sistem; gerçek zararı belirler, süreci denetlenebilir kılar ve ödemeyi geciktirmeden sonuçlandırır” değerlendirmesinde bulundu.




























