Bazı belediye başkanlarını sosyal medyadan takip ettiğinizde hep aynı görüntüyü görürsünüz.
Açılış…
Kurdele…
Toplu fotoğraf…
Bir de klasik “ilçemize hayırlı olsun” cümlesi…
Sonra bir bakarsınız, ortada başkan vardır ama yapılan işin kendisini pek göremezsiniz.
Geyve’de ise son dönemde başka bir görüntü dikkatimi çekiyor.
Selçuk Yıldız.
Başkanın sosyal medya paylaşımlarına, belediyenin çalışmalarına ve sahadaki görüntülere baktığınızda ortak bir fotoğraf çıkıyor karşınıza:
Makamdan çok saha.
Bu önemli.
Çünkü belediye başkanlığı, bence Türkiye’de en yanlış anlaşılan görevlerden biri.
Başkan olmak; makam aracına binmek, protokolde en önde oturmak veya her açılışta kurdele kesmek değildir.
Başkan olmak biraz da yağmurda çamurda mahalleye gidebilmektir.
Pazarda esnafın yanına oturabilmektir.
Vatandaşın “Başkanım şu sorun var” dediğinde telefonuna bakmadan dinleyebilmektir.
Ve en önemlisi, vatandaşın ayağına gitmektir.
Selçuk Yıldız’ın Geyve’de yaptığı tam olarak bu mu?
Bence büyük ölçüde evet.
Belediyenin son dönem çalışmalarına baktığınızda yol ve parke çalışmalarından sosyal yaşam alanlarına, park düzenlemelerinden kapalı pazar yerinin modernizasyonuna kadar birçok başlığın aynı anda yürütüldüğünü görüyorsunuz. Üstelik Başkan Yıldız bu çalışmaları yalnızca uzaktan takip etmiyor, sahada incelemelerde bulunuyor.
Başkanın asıl sınavı sokaktır
Ben belediye başkanlarını değerlendirirken çok basit bir kriter kullanırım:
Sokağa çıktığınızda vatandaş başkanın hizmetini hissediyor mu?
Çünkü belediyecilik PowerPoint sunumu değildir.
Vatandaşın hayatına dokunuyorsa anlamlıdır.
Bir yol yapılır ve vatandaş evine daha rahat gider.
Bir park yapılır ve çocuk orada oynar.
Bir sosyal alan oluşturulur ve aile orada vakit geçirir.
Bir pazar yeri modernize edilir ve esnaf ile vatandaş daha iyi şartlarda alışveriş yapar.
Bunların her biri aslında belediyeciliğin ta kendisidir.
Geyve’de bugün gördüğümüz çalışmaların önemli tarafı da burada.
Başkan Yıldız’ın Perşembe Halk Günü kapsamında pazarı gezmesi, esnafı tek tek dinlemesi ve ardından makamında vatandaşları kabul etmesi bana göre basit bir ziyaret değil.
Bu, “Ben ilçenin önceliklerini masa başında değil, vatandaşla konuşarak belirleyeceğim” mesajıdır.
Geyve sadece yol ve parktan ibaret değil
Bir belediye başkanının başarılı olup olmadığını yalnızca kaç metrekare parke döşediğiyle ölçmek de haksızlık olur.
Çünkü şehir dediğimiz şey asfalt ve betondan ibaret değil.
İnsan var.
Çocuk var.
Kadın var.
Genç var.
Yaşlı var.
Esnaf var.
Ve herkesin belediyeden farklı bir beklentisi var.
Geyve Belediyesi’nin online dershaneden sosyal tesislere, Seyir Terası’ndan Nehirpark’a, evde sağlık hizmetlerinden sokak hayvanlarına kadar farklı alanlarda hizmet sunması bu açıdan dikkat çekici. Belediyenin kendi hizmet altyapısında da bu başlıkların önemli yer tuttuğu görülüyor.
Yani mesele yalnızca “Geyve’ye kaç kilometre yol yaptık?” meselesi değil.
Mesele biraz da:
“Geyve’de yaşayan insanın hayatını nasıl kolaylaştırırız?”
sorusuna cevap verebilmek.
Ve bence en önemli ayrıntı…
Selçuk Yıldız’ın Geyve ile olan ilişkisi.
Bu ilçeyi dışarıdan gelip seçim kazanmış bir belediye başkanı değil.
Geyve’de doğmuş.
Geyve’de büyümüş.
Eğitimini burada tamamlamış.
Alifuatpaşa ve Geyve belediyelerinde toplam 12 yıl farklı görevlerde bulunmuş.
Yani belediyeciliğin mutfağından geliyor.
Bu ayrıntı çok önemli.
Çünkü Geyve’nin hangi mahallesinde ne olduğunu, hangi sokağın ne durumda bulunduğunu, vatandaşın neye kızdığını veya neyi beklediğini anlamak için sadece seçim döneminde ilçeye gelmek yetmez.
O ilçenin hikâyesini bilmek gerekir.
Selçuk Yıldız’ın avantajlarından biri de bu.
Geyve’nin sınırlarını aşan bir başkan
Bir de Geyve açısından çok önemli başka bir gelişme var.
Selçuk Yıldız, Tarihi Kentler Birliği 1. Başkanvekilliğine tüm siyasi partilerin ortak mutabakatıyla seçildi.
Bunu sadece bir siyasi görev değişikliği olarak görmemek gerekiyor.
Çünkü bu görev aynı zamanda Geyve’nin tarihi ve kültürel değerlerinin Türkiye çapında daha fazla konuşulması için bir fırsat.
Üstelik siyasi partilerin ortak uzlaşısıyla gerçekleşmiş olması ayrıca önemli.
Bugün siyasetin en büyük problemlerinden biri herkesin birbirini dinlememesi.
Böyle bir ortamda farklı siyasi partilerin ortak liste üzerinde buluşması ve Selçuk Yıldız’ın bu göreve seçilmesi, başkanın siyasi sınırların ötesinde kurabildiği ilişkinin de bir göstergesi olarak okunabilir.
Benim gördüğüm Geyve şu…
Geyve’de bugün büyük bir dönüşümün bütün sonuçlarını görmek için henüz erken.
Çünkü belediyecilikte bir dönemin sonunda yapılan değerlendirme daha sağlıklı olur.
Fakat yönü görmek için bazen o kadar beklemeye gerek yoktur.
Ve bugün Geyve’de yön belli.
Saha.
Hizmet.
Vatandaş.
Sosyal yaşam.
Tarih.
Gelecek.
Bunların hepsini aynı denklemde tutmaya çalışan bir belediye yönetimi var.
Elbette eksik vardır.
Elbette vatandaşın eleştirisi olacaktır.
Elbette Geyve’nin hâlâ çözülmesi gereken sorunları vardır.
Zaten “Her şeyi yaptık” diyen belediye başkanından daha tehlikelisi yoktur.
Çünkü şehirlerin sorunları hiçbir zaman bitmez.
Başarılı belediye başkanı ise sorunların bittiğini değil, çözüm üretme iradesinin devam ettiğini gösterendir.
Selçuk Yıldız’ın Geyve’deki performansını değerlendirirken benim dikkatimi çeken nokta tam da bu.
Başkanın sosyal medya hesabına baktığınızda sadece makam fotoğrafları görmüyorsunuz.
Sahada ekiplerle yapılan incelemeleri görüyorsunuz.
Vatandaş buluşmalarını görüyorsunuz.
Mahalle ziyaretlerini görüyorsunuz.
Pazarda esnafla sohbet eden bir başkan görüyorsunuz.
Ve bunun yanında belediyenin farklı alanlarda yürüttüğü çalışmaları görüyorsunuz.
Bu yüzden Geyve için bugün şunu söylemek mümkün:
Selçuk Yıldız, belediye başkanlığını bir makam olarak değil, sahada yürütülmesi gereken bir görev olarak görüyor.
Bunun sonuçlarını zaman gösterecek.
Ama şunu da kabul etmek gerekiyor:
Geyve’de belediyecilik açısından bir hareketlilik var.
Ve o hareketliliğin başında da Selçuk Yıldız bulunuyor.
Şimdi önünde daha zor bir dönem var.
Çünkü ilk dönemde yapılan işler kadar, bundan sonra ortaya konulacak vizyon da önemli.
Geyve’nin sadece yollarını değil, marka değerini yükseltmek…
Tarihini geleceğe taşımak…
Gençleri ilçede tutacak imkânları artırmak…
Kadınların ve çocukların sosyal yaşamını güçlendirmek…
Tarımını, doğasını ve turizm potansiyelini ekonomiye kazandırmak…
İşte asıl sınav burada başlayacak.
Benim kanaatim şu:
Geyve’de Selçuk Yıldız dönemi henüz tamamlanmış bir hikâye değil.
Tam tersine…
Yeni yeni yazılmaya başlayan bir hikâye.
Ve bu hikâyenin bundan sonraki bölümlerinde Geyve’nin ne kadar büyüyeceğini, Selçuk Yıldız’ın ne kadar iz bırakacağını hep birlikte göreceğiz.
Ama bugün için hakkını teslim etmek gerekiyor.
Makamda oturan değil, sahada görünen bir belediye başkanı var Geyve’de.
Bazen bir ilçenin ihtiyacı olan en önemli şey de budur.
Sahaya inen, dinleyen ve işin peşinden giden bir başkan.
Saygılarımla..
Metin Nişancık
Makamda değil, sahada bir başkan
AYSENUR ELMACI
Karasu için ne yapıyor SUNUZ?
Murat Uygun
Neden kavgacı olduk…!!!
Ahmet Özdemir
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU 2024 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ DAĞITIYORMUŞ!
Serdar Gül
KURALSIZ
NAGEHAN CANBUL
CİHAN-I DERYA
Sevinç Hudutçu
Engelli öğretmen adayları atama, aileleri ise onlardan verecekleri güzel haberi bekliyor...