Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Zafer Adalet, yaptığı yazılı açıklamada Sakarya’nın geleceğinin şekillendirilmesinde tarım, sanayi ve şehirleşme politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Adalet, “Sakarya’nın geleceğini konuşurken artık şu soruyu sormak zorundayız: TARIM MI, SANAYİ Mİ? Biz Demokrat Parti olarak bu sorunun yanlış sorulduğunu düşünüyoruz. Doğru soru şudur: Sakarya, tarım topraklarını koruyarak sanayisini, ekonomisini ve şehirlerini nasıl büyütecek?” ifadelerini kullandı.
Sakarya’nın zenginliğinin yalnızca arsa ve binalardan ibaret olmadığını vurgulayan Adalet, “Sakarya’nın gerçek sermayesi; verimli tarım toprakları, güçlü sanayisi, doğal kaynakları ve insan gücüdür. Bu değerlerden birini diğerine feda etmek kalkınma değildir” dedi.
“Verimli tarım arazileri kesinlikle korunmalı”
Verimli tarım arazilerinin imara açılmasının uzun vadede ciddi kayıplara yol açabileceğini belirten Adalet, şöyle konuştu:
“Bugün verimli bir tarım arazisini imara açmak kısa vadede arazi sahibine ve ekonomiye kazanç sağlıyor gibi görünebilir. Ancak tarım toprağı bir kez betonlaştığında onu tekrar tarım arazisine çevirmek çoğu zaman mümkün değildir. Üstelik kaybedilen yalnızca toprak değildir.
Üretim kapasitesini, gıda güvenliğini, çiftçinin geleceğini ve Sakarya’nın ekonomik bağımsızlığını da kaybediyoruz. Bu nedenle özellikle verimli, sulanabilir ve tarımsal üretim kapasitesi yüksek arazilerimiz kesinlikle korunmalıdır.”
“Plansız sanayileşmeye karşıyız”
Sanayi yatırımlarına karşı olmadıklarını, ancak sanayinin doğru alanlarda ve planlı şekilde büyütülmesi gerektiğini ifade eden Adalet, “Sanayi yatırımı yapılacaksa bunun yolu, en verimli tarım topraklarını sanayiye açmak değildir. Sanayi için doğru araziyi seçmektir. Sanayiye karşı değiliz; plansız sanayileşmeye karşıyız. Çünkü Sakarya sanayisiz yaşayamaz” dedi.
Adalet, sanayinin istihdam, ihracat, teknoloji, vergi geliri ve refah açısından önemine dikkat çekerek, “Ancak sanayiyi tarım arazilerinin üzerine yayarak büyütmek yerine, tarımsal değeri düşük, ulaşım ve altyapı imkânları güçlü alanlarda planlı sanayi bölgeleri oluşturmalıyız. Sakarya’nın sanayi politikası ‘daha fazla alan’ değil, ‘daha yüksek katma değer’ üzerine kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Şehircilik kontrollü yürütülmeli”
Sakarya’nın yatay büyümesinin tarım arazileri ve altyapı açısından yeni sorunlar doğurabileceğini belirten Adalet, şehircilik konusunda da planlama çağrısında bulundu.
Adalet, “Sakarya sürekli yatay olarak büyürse; daha fazla tarım arazisi kaybederiz, daha fazla yol yapmak zorunda kalırız. Daha fazla altyapı yatırımı gerekir, ulaşım mesafeleri uzar” dedi.
Bunun yerine bilimsel verilere dayalı, kontrollü ve bölgesel özellikleri dikkate alan dikey gelişme modelinin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Adalet, “Dikey mimari demek her yere yüksek binalar dikmek değildir. Dikey mimari; doğru yerde, doğru yoğunlukta, altyapısı hazırlanmış, ulaşım sistemiyle bütünleşmiş ve yaşam kalitesi yüksek şehirler kurmaktır” ifadelerini kullandı.
Mevcut şehir dokusunun bulunduğu alanlarda kentsel dönüşüm ve kontrollü yoğunluk artışının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Adalet, bu yöntemle yeni yerleşim alanları açmak için tarım arazilerine yönelmenin önüne geçilebileceğini kaydetti.
“Dört temel alan birlikte planlanmalı”
Adalet, Sakarya’nın geleceği için dört temel alanın birlikte planlanmasını önerdi:
Tarım Kuşağı
Kentsel Kuşak
Sanayi Kuşağı
Lojistik Kuşak
Bu modelin Sakarya’yı tarım ve sanayi arasında tercih yapmak zorunda bırakmayacağını ifade eden Adalet, “Tam tersine, tarımı koruyan, sanayiyi büyüten, şehirleri modernleştiren bir SAKARYA ortaya çıkar” dedi.
Adalet açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Bizim sözümüz nettir:
Verimli tarım arazileri korunacak
Sanayi doğru yerde büyüyecek
Şehirler planlı ve kontrollü gelişecek
Dikey mimari bilimsel kriterlerle uygulanacak
Yatay büyüme ve plansız arazi tüketimi sınırlandırılacak
Tarım, sanayi ve şehirleşme birbirinin düşmanı değil, birbirini tamamlayan unsurlar olacak.
Çünkü biz Sakarya’yı yalnızca bugünün şehri olarak görmüyoruz. Sakarya bizim çocuklarımıza emanet edeceğimiz emanettir. Ve bu emaneti betonlaştırarak değil, akıl, bilim ve planlama ile büyütmek zorundayız.”




























