“İçeride tutamadıklarım” başlığıyla sosyal medya hesabından paylaşım yapan Cebeci, yaşadığı sürecin yalnızca özgürlük kaybı değil, aynı zamanda kişisel bir yüzleşme olduğunu ifade etti. Cezaevine girmeden önce en büyük sınavın özgürlüğü kaybetmek olduğunu düşündüğünü belirten Cebeci, “Yanılmışım. Asıl sınav, ahlakını şartlara teslim etmemekmiş” ifadelerini kullandı.
“Demir kapılar sadece bedeninizi sınırlar” diyen Cebeci, paylaşımında şu sözlere yer verdi:
“İnsanın en büyük mücadelesi demir parmaklıklarla değil, kendi nefsiyle. Demir kapılar sadece bedeninizi sınırlar. Nefsiniz ise karakterinizi. Aynı ateş, birini küle çevirir; birini çeliğe. Farkı belirleyen şey, yaşadıkları değil; yaşadıkları karşısında verdikleri kararlardır.”
Cebeci ayrıca, Viktor Frankl’ın görüşlerine atıfta bulunarak, insanın koşullar ne olursa olsun tavır alma özgürlüğüne sahip olduğunu vurguladı.
Paylaşımının devamında cezaevi sürecinin kendisi için bir iç muhasebe dönemi olduğunu belirten Cebeci, “Nefis, insanı bir anda yenmez. Önce doğrularını tartıştırır, sonra ilkelerini esnetmeye çalışır… Eksiklerimle yüzleştim. Nefsimle yüzleştim. Ve anladım ki insanı büyüten şey, acının kendisi değil; o acının içinden nasıl bir insan olarak çıktığıdır” ifadelerini kullandı.
Cebeci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Adli Tıp Kurumu’ndaki test sonucunun pozitif çıkmasıyla ilgili süreçte, yurt dışında uyuşturucunun serbest olduğunu bildiği için hata yaptığını söylemiş, savcılıkta verdiği ek ifadede ise kimseye uyuşturucu satmadığını savunmuştu.
Geçen yıl aralık ayında tutuklanan Ela Rümeysa Cebeci, 24 Nisan’da ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.




























