Giderek dijitalleşen dünyada gençler, "beğeni" ve "kaydırma" döngüsünde kimlik arayışına giriyor. Uzmanlar uyarıyor: Sosyal medya artık sadece eğlence değil, varoluşsal bir kanıtlama çabasına dönüştü.
Psikolog Tuğba Demir, gençlerde sosyal medya kullanımının bağımlılığa dönüşme sürecini ve ruh sağlığı üzerindeki derin etkilerini genç gazeteci Melike Şener ‘e anlattı. Demir'e göre bağımlılık, günlük yaşam sorumluluklarının aksatılması ve "zaman algısının yıkılması" ile başlıyor.
“10 Dakika” Dedikten Bir Saat Sonra...
Bağımlılığın en büyük işaretinin zaman kontrolünü kaybetmek olduğunu belirten Demir, "Kişi 10 dakika bakıp kapatacağım dedikten sonra bir saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsa, bu bağımsızlığın yitirildiğinin göstergesidir. Hayatı sosyal medyadaki paylaşımlara göre düzenlemek, kontrolün elden çıktığını kanıtlar" dedi.
Lacan’ın “Nesne A” Kavramı ve Sosyal Medya
Sosyal medyanın artık bir "varoluş teyidi" mekanizması olduğunu vurgulayan Psikolog Demir, süreci Lacancı bir perspektifle değerlendirdi:
"İnsan arzu eden bir varlıktır ancak hiçbir arzu tam olarak doyurulamaz. Sosyal medya tam da bu eksiklik noktasında devreye giriyor. Beğeniler ve izlenmeler geçici bir haz verse de aslında içten içe bireyi tüketen, yoran bir yapıya dönüşüyor. Bu durum 'jouissance' (haz ve acının iç içe geçmesi) kavramıyla açıklanabilir; kişi izlerken keyif alıyor gibi görünse de sonunda büyük bir boşluk hissiyle baş başa kalıyor."
Yetersizlik Hissi ve Ergenlik Dönemi
Ergenlikteki "Ben kimim?" sorusunun cevabının artık beğenilerde arandığını ifade eden Demir, kıyaslama duygusunun tehlikelerine dikkat çekti. Başkalarının "lüks ve kusursuz" hayatlarıyla kendini kıyaslayan gençlerin, derin bir yetersizlik ve stres döngüsüne girdiğini belirtti.
Sosyal Medya Kullanımı Nasıl Azaltılabilir?
Sosyal medya kullanımını azaltmak isteyen gençlere de önerilerde bulunan Psikolog Tuğba Demir, ilk adımın farkındalık olduğunu söyledi:
“Gün içinde ne kadar sık kullandığını tespit etmelidir. Hangi noktalarda sosyal medyayı kullanmaya başladığında, vakit geçirdiğini gözlemlemesi lazım. Bir yandan da kendine yeni hobi veya aktiviteler edinebilir. Aynı heyecanı yakalayabileceği bir nokta bulması gerekir.” diyen Tuğba Demir, gençleri kişisel gelişimlerini geliştirecek ve kaliteli zaman geçirecekleri etkinliklere katılmaları çağrısını yaptı.




























