Türkiye’de tavuk üreticilerinin ciddi bir baskı altında üretim yapmaya çalıştığını söyleyen Sarı, sektördeki sorunları değerlendirdi. Sarı, “Bir yandan yerel yönetimlerin denetimleri ve bürokratik baskılar, diğer yandan entegre firmaların uyguladığı fiyat politikaları üreticinin ayakta kalmasını giderek zorlaştırıyor. Son dönemde hükümetin ihracatı sınırlamak amacıyla getirdiği bazı uygulamalar da dolaylı olarak üreticiyi etkilemektedir. Entegre firmalar bu durumu gerekçe göstererek üreticiye fiyat artışı yapmamaktadır. Oysa üreticiye verilen fiyatların belirlenmesinde zaten maliyet artışlarının dikkate alınması gerekir” dedi.
ÜRETİCİLERİN TALEBİNİ AÇIKLADI
Üreticilerin temel talebinin entegreler ile üretici tarafını bağlayan ve devlet tarafından çıkarılan yönetmeliklerin herkes tarafından tam olarak uygulanması olduğunu dile getiren Sarı, “Bu yönetmelikler hem üreticiyi hem de firmaları korumak için vardır. Ancak bazı durumlarda yönetmeliklerde yaptırım gücü yeterince net olmadığı için entegreler yönetmelikleri yok saymaktadır. Bu durum üreticinin hak kaybına yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİ AYAKTA KALAMAZSA TAVUĞA ULAŞILMASI ZORLAŞIR”
Üreticinin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin ekonomik baskı olduğunu ifade eden Sarı, şu değerlendirmede bulundu:
“Tavuk üreticileri yaklaşık bir yıldır ciddi bir fiyat artışı alamamıştır. Oysa bu süreçte enflasyon çok yükselmiş, maliyetler katlanmıştır. Bir yıl önce verilen yaklaşık yüzde 8’lik fiyat artışı, bugünkü maliyetlerin yanında neredeyse yok denecek kadar küçüktür. Sonuç olarak üreticiler şu anda çoğu zaman maliyetinin altında üretim yapmak zorunda kalmaktadır. Bu durumun uzun süre devam etmesi mümkün değildir. Üretici ayakta kalamazsa kümesler kapanır, üretim azalır ve bunun doğal sonucu olarak tavuk eti fiyatları yükselir. Bugün toplumun en ucuz protein kaynağı olan tavuk eti, yarın dar gelirli vatandaş için ulaşılması zor bir gıda haline gelebilir. İşin ironik tarafı da bugün piyasada tavuk eti, birçok sebzeden bile daha ucuzdur.”
“ASGARİ ÜCRETİN ÜSTÜNDE VERİLEN MAAŞALRA RAĞMEN İŞ GÜCÜ YOK”
Üreticinin aynı zamanda iş gücü sıkıntısı çektiğini aktaran Sarı, “Bugün asgari ücretin oldukça üzerinde maaşlar verilmesine rağmen sektörde çalışacak işçi bulmak zorlaşmıştır. Yabancı işçi çalıştırmak isteyen üreticiler ise çalışma izni gibi bürokratik engellerle karşılaşmaktadır. Oysa tavuk üretimi de hayvancılık sektörünün bir parçasıdır ve diğer hayvancılık faaliyetlerinde olduğu gibi bu alanda da yabancı işçi çalıştırma konusunda daha makul düzenlemelere ihtiyaç vardır.” dedi.
“BİZ YALNIZCA ÜRETMEK İSTİYORUZ”
Kamuoyunda tavuk etini güvensiz göstermeye çalışan söylemler olduğunu dile getiren Sarı, bu tür açıklamaların bilimsel dayanağı olmadığını ve üreticiyi zor durumda bıraktığını belirterek şunları söyledi:
“Türkiye geçmişte büyükbaş hayvancılıkta yapılan yanlış politikaların bedelini ağır ödedi. Yerli üretim geriledi ve ülke kırmızı et ithalatına bağımlı hale geldi. Aynı hataların beyaz et sektöründe yapılması halinde bunun sonuçları da benzer olacaktır. Biz üreticiler yalnızca üretmek isteyen insanlarız. Ülkemizin en uygun fiyatlı protein kaynağını halkımıza sunmaya çalışıyoruz. Bunun sürdürülebilmesi için üreticinin sesinin duyulması, mevcut sorunların gerçekçi çözümlerle ele alınması ve sektörün bütün paydaşlarının adil bir sistem içinde çalışabilmesi gerekir. Çünkü üretici ayakta kalamazsa, sofralara ucuz protein koymak da mümkün olmaz.”




























