Cennete Giden Yol AK Parti’den mi Geçiyor?

Metin Nişancık

03-11-2024 19:52

Geçtiğimiz günlerde Sakarya Milletvekili Lütfü Bayraktar, Karasu’da düzenlenen AK Parti ilçe kongresinde yaptığı konuşmada oldukça iddialı ifadelere yer verdi: “Cennete giden yol AK Parti’den geçiyor, AK Parti olmasaydı ekmek bulamazdınız, vatanımız olmazdı.” Bu sözler, Türkiye’de siyasi söylemin geldiği noktayı gösteren çarpıcı bir örnek. Peki, bu açıklamalar ne anlama geliyor? Ve daha önemlisi, ne tür tehlikeler barındırıyor?

 

Dini Değerler Siyasetin Malzemesi mi?

 

Öncelikle, Bayraktar’ın sözlerine bakınca en dikkat çeken ifade, cennete giden yolun bir siyasi partiden geçtiğini söylemesi. Dini değerlerin siyasette nasıl kullanıldığını yıllardır tartışıyoruz, ancak bir siyasi partiyi doğrudan “cennete gitmenin anahtarı” olarak sunmak yeni bir düzey. Laik bir ülkede, devlet işlerinin dini referanslarla yürütülmesi ne kadar sakıncalıysa, siyasetçilerin dini kullanarak oy toplamaya çalışması da o kadar sakıncalıdır.

 

Bu tür söylemler, toplumun dini inançlarını manipüle ederek bir siyasi partiyi kutsal bir yere oturtma çabası olarak algılanabilir. Ancak Türkiye, farklı inanç ve düşüncelere sahip insanların yaşadığı, dinin bireysel bir tercih olduğu bir ülkedir. Dolayısıyla bir partinin kendini dinin vazgeçilmez bir unsuru gibi göstermesi, diğer kesimlerde rahatsızlık yaratır ve toplumsal birliğe zarar verir. Bayraktar’ın bu açıklaması, dinin birleştirici gücünü siyasete kurban etmenin açık bir örneğidir.

 

Alternatifsiz Bir İktidar: Sağlıklı mı?

 

Bayraktar’ın diğer ifadeleri de en az dini referansı kadar düşündürücü. “AK Parti olmasaydı ekmek bulamazdınız, vatanımız olmazdı” demesi, adeta AK Parti’yi ülkenin varlığının tek teminatı olarak sunmak anlamına geliyor. Elbette her parti kendi başarılarını öne çıkarmak ister; bu siyasetin doğasında var. Ancak bir iktidar partisi, kendisini ülkenin bekasıyla özdeşleştirip, alternatifsiz bir kurtarıcı rolüne büründüğünde, demokrasi açısından endişe verici bir tablo ortaya çıkar.

 

Demokrasiler, iktidarın değişebilir olmasına dayanır. Hiçbir parti, ülkenin tek sahibi, halkın tek kurtarıcısı olarak kendini sunamaz, sunmamalıdır. Böyle bir bakış açısı, vatandaşlara “Bu partiden başka seçenek yok” mesajını iletir ve halkın seçim yapma özgürlüğünü kısıtlar. Bu tür bir söylem, vatandaşın devlete ve demokratik sisteme olan güvenini zedeler.

 

Ekonomik Refah Sadece İktidarın mı Eseri?

 

Bayraktar’ın ifadelerinin ekonomi boyutuna da değinmek gerek. “Ekmek bulamazdınız” söylemi, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamayı neredeyse bir lütuf gibi sunuyor. Ekonomik refah ve kalkınma elbette önemlidir ve her iktidar bu konuda bir başarı hedefler. Ancak ekonomiyi tek bir partiye veya iktidara bağlamak, diğer aktörlerin ve dinamiklerin rolünü görmezden gelmek anlamına gelir. Ekonomi sadece bir partinin başarısı ya da başarısızlığıyla açıklanamaz; ulusal ve uluslararası birçok faktör, ekonomik kalkınmada belirleyici olur.

 

Siyasetçilerin ekonomiyi bir koz olarak kullanması, toplumda ekonomik başarıyı tek bir partiye bağımlıymış gibi gösterme riski taşır. Bu da toplumda, iktidar değişikliğinde “ekonomik çöküş yaşanır” korkusunun yayılmasına sebep olur. Ancak gerçek bir demokraside her siyasi parti, toplumun refahı için çalışmakla yükümlüdür ve iktidarlar değişse bile bu hedef devam etmelidir.

 

Toplumun Birliği ve Siyasetin Sorumluluğu

 

Lütfü Bayraktar’ın bu sözleri, bir siyasetçinin topluma karşı sorumluluğunu ne kadar yerine getirdiği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Siyasetçilerin görevi, toplumu ayrıştırmak değil, birleştirmektir. Farklı inanç ve düşüncelere saygı göstermek, her bireyin siyasi temsilcilerden beklediği bir davranıştır. Ancak bu tür söylemler, toplumu kutuplaştırmakta ve farklı kesimler arasında uçurumlar yaratmaktadır.

 

Toplum, siyasetçilerin her türlü görüşe, inanca ve kimliğe saygı gösterdiği ve hiçbir bireyin siyasi kimliğine göre ayrımcılığa uğramadığı bir ortamda gelişir. Siyasi liderlerin kullandığı dil, topluma örnek teşkil eder ve birleştirici olmalıdır. Bayraktar’ın bu sözleri, dini ve milli değerleri aşırı bir şekilde kullanarak toplumsal birliği zedeleme riski taşımaktadır.

 

 

 

Siyasetçinin görevi, iktidara bağlı bir kurtuluş vaadi sunmak değil, tüm toplum için adil, saygılı ve kapsayıcı bir politika geliştirmektir. Lütfü Bayraktar’ın açıklamaları, dini ve milli değerlerin siyasetteki rolünü yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Demokrasi; farklı görüşlerin, partilerin ve alternatiflerin yarıştığı, bireylerin kendi iradeleriyle seçimini yapabildiği bir sistemdir. Bu nedenle, hiçbir siyasi parti kendisini alternatifsiz bir kurtarıcı olarak sunmamalı; aksine, bu çeşitliliğe saygı duyarak topluma hizmet etmelidir.

 

DERDİNİZ SAKARYA OLMASI DİLEĞİYLE..

Metin NİŞANCIK

DİĞER YAZILARI Yağmur Yağdı, Sapanca Alkışladı 01-01-1970 03:00 Başımızın Tacına Yük Diyenlere Bir Çift Söz! 01-01-1970 03:00 Güç Elindeyken Neredeydin Ayhan Sefer Üstün? 01-01-1970 03:00 Sözde Değil, Bedelde Milliyetçilik! 01-01-1970 03:00 Halk Arıyor, Cevap Veren Tek İsim: Ali İnci 01-01-1970 03:00 Siyasetin Değil, Duruşun Lideri 01-01-1970 03:00 Randevu Yok, Cevap Yok… Şimdi de Değişim! 01-01-1970 03:00 Algılar Konuştu, Gerçekler MHRS’de Göründü 01-01-1970 03:00 Baş Köşede Bir Emanet.. 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Sporun En Güzel Hali: Ailece, Gururla, Parkede 01-01-1970 03:00 Fırtına Öncesi Sessizlik mi, Siyasi Hesaplaşma mı? 01-01-1970 03:00 Metin NİŞANCIK-Bakım mı, Eğitim mi? Asıl Mesele Sistem! 01-01-1970 03:00 İstifa, İhraç, Davet ve “Kardeşsiniz” Mesajı 01-01-1970 03:00 Sahte E-İmzayla Hazine Vurgunu! 01-01-1970 03:00 Basını Yok Sayanlar, Gerçeğin Manşetinden Kaçamaz 01-01-1970 03:00 Bu Kulüpler Denetleniyor mu, Yoksa Görmezden mi Geliniyor? 01-01-1970 03:00 Metin NİŞANCIK- İnsan Ambulansa Binmek İster mi? 01-01-1970 03:00 Gazeteciyi Aramak Kolay, Yanlışla Yüzleşmek Zor.. 01-01-1970 03:00 Geceyi Gündüze Katan Bir Yönetim Anlayışı 01-01-1970 03:00 Bir Emanetin Ağırlığı, Bir Şehrin Vicdanı 01-01-1970 03:00 SAÜ’de Liyakat Dosyasını Açıyorum! 01-01-1970 03:00 Demek öyle Rektör Bey… 01-01-1970 03:00 Teşekkür Belgesinin Ötesinde: SEAH’ta Emek, Vicdan ve Kalite 01-01-1970 03:00 Umarız İftiradır, Çünkü Gerçekse Daha Büyük Bir Sorun Var! 01-01-1970 03:00 Makamlar Ağır Gelmeye Başladı! 01-01-1970 03:00 Karavan Değil, Vicdan Otoparkı 01-01-1970 03:00 Taşeronun Umudu Beklemede, Hakkı Kasada! 01-01-1970 03:00 BAŞKA HENDEK YOK! 01-01-1970 03:00 Liyakat Tatilde, Torpil Mesai’de! 01-01-1970 03:00 7 belediye başkanı AKP’ye geçiyor, peki bunların kaçı Sakarya’dan? 01-01-1970 03:00 Yeşil-Siyah Hikâyenin En Güçlü Sayfası: Tribün 01-01-1970 03:00 Sakarya Sağlık Müdürlüğü’nde Koltuk Savaşları! 01-01-1970 03:00 Sakaryaspor’da Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 Tek Arabalık Yola Üç Vasıta: Bu mu Ulaşım Çözümü? 01-01-1970 03:00 TÜRASAŞ Varken Neden Eurotem? 01-01-1970 03:00 Rotasyonun Çarpıtılan Yüzü 01-01-1970 03:00 Bir Gün O Otobüse Bin Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 CHP’de Makamın Hakkını Veren Var, Bir de Kapı Kapı Gezenler Var 01-01-1970 03:00 MESELE AĞAÇ MI, SİYASET Mİ? 01-01-1970 03:00 Kibar Holding Nerede, Karasu Ne Bekliyor? 01-01-1970 03:00 MEVKİLER GİTTİ, MAKAMLAR KALDI 01-01-1970 03:00 Her Şeyden Önce Gazeteciyim 01-01-1970 03:00 Vergi Dairesinde Konuşulanlar, Koltuk Sarsar mı? 01-01-1970 03:00 Görevler Geçici, Hizmet Kalıcı: Yiğit Turan’ın Ardından Bir Vefa Yazısı 01-01-1970 03:00 Adapazarı’nda Bayraklar Neden Yoktu? 01-01-1970 03:00 Metin Nişancık - Erenler’de Kriz Yok, Algı Var! 01-01-1970 03:00 Erenler’e Hizmet Mi, Engel Mi? 01-01-1970 03:00 1 Mayıs’ta Yarım Kalan Bir Cümle: Baba 01-01-1970 03:00 Ezeli Rakibe Tebrik, Sakaryaspor’a Vefasızlık 01-01-1970 03:00 Tever Konuştu, Curoğlu Gerçekleri Hatırlattı 01-01-1970 03:00 Başkan Dinç’ten Bir Kart, Bir Yuva, Bir Umut 01-01-1970 03:00 Uğur Kobaş Neden Gençlik ve Spor İl Müdürü Olmalı? 01-01-1970 03:00 Bir Anne, Bir Belediye Başkanı ve Kalplere Dokunan Bir Hikâye 01-01-1970 03:00 Milletvekili Nasıl Olmalı? 01-01-1970 03:00 Dikkat: Kaos Çıkabilir! 01-01-1970 03:00 Adapazarı, 55 yıl önce tramvay ile buluşacaktı 01-01-1970 03:00 Erenler'de Şenol Dinç Farkı: Yeni Bir Dönemin Başlangıcı 01-01-1970 03:00 Desteklenmesi Gereken Basın Emekçileri 01-01-1970 03:00 Yusuf Alemdar’a Açık Davet! 01-01-1970 03:00 KÖPEKLER! 01-01-1970 03:00 Sakarya Yerel Seçimlerini Geride Bıraktı! 01-01-1970 03:00 Serdivan'da Seçim Heyecanı: Osman Çelik ve Yusuf Haldızoğlu ile Gündemden Notlar 01-01-1970 03:00 Serdivan'da Dikkat Çeken İftar: Aydoğan Arslan ve CHP'nin Yokluğu! 01-01-1970 03:00 AK Parti'nin Siyasi Taktiği: Gölgeler Arasında Kaynarca 01-01-1970 03:00 44 Yıllık Bir Aile Bağının İftarı: Babamın Dostları ile Bir Akşam 01-01-1970 03:00 Serdivan'da Siyasi Arena: Aydoğan Arslan'ın Yolculuğu ve Vaatleri 01-01-1970 03:00 HENDEK'TE NEFER SAVAŞI! 01-01-1970 03:00 Seçim var yakında... 01-01-1970 03:00 Sakarya'nın Kanayan Yarası: Belediye Otobüsleri! 01-01-1970 03:00 İTHAL ADAY! 01-01-1970 03:00 AK Parti, 1 Ocak'ta Seçime Tam Hazır Olacak 01-01-1970 03:00 Sadece gülüyorum! 01-01-1970 03:00 DEMİŞTİM ADAY OLMA DİYE! 01-01-1970 03:00 AK PARTİ SAKARYA'DA SEÇİMİ ALIR! 01-01-1970 03:00 Gazeteci olmayan yazarlar! 01-01-1970 03:00 Yerel Seçimlerde SAPANCA 01-01-1970 03:00 MUHALEFET SAKARYA'DA ADAY BULAMIYOR! 01-01-1970 03:00 AK PARTİ SAKARYA'DA ADAY SORUNU YAŞAMIYOR... 01-01-1970 03:00 Peki sizin başkan ne veriyor? 01-01-1970 03:00 Yerel Siyaset TOZ DUMAN! 01-01-1970 03:00 İş Allah’a kaldı! 01-01-1970 03:00 Milletin derdi EKMEK 01-01-1970 03:00 Ders olmuyor mu ? 01-01-1970 03:00 Ekrem Başkan ve Yerel Seçimler 01-01-1970 03:00 Hayrola SEDAŞ! 01-01-1970 03:00 Bu rüşvetin hesabını kim soracak? 01-01-1970 03:00 Kazanır mı ? KESİN! 01-01-1970 03:00 YORGUN! 01-01-1970 03:00 Değişti galiba! 01-01-1970 03:00 O zaman abiler Yönetsin HASTANEYİ! 01-01-1970 03:00 NEDEN HEDEF SERDİVAN ? 01-01-1970 03:00 Klasik! Nerede O Bayramlar.. 01-01-1970 03:00 Kaldırımlar diyorum! 01-01-1970 03:00 HAKKINI FAZLASIYLA VERİYOR 01-01-1970 03:00 Yetmiyor! 01-01-1970 03:00 MERHABA.. BİZ GELDİK! 01-01-1970 03:00