Binlerce kişinin gözünün içine baka baka yapılan 55 liyakatsız atama ve ardından gelen Sayıştay denetimine yönelik sorular ortadayken, beklenen şey belliydi: Şeffaf, net ve kamuoyunu tatmin eden bir açıklama.
Ancak görünen o ki, Rektör Bey açıklama yapmak yerine kapıları kapatmayı tercih etmiş. Daha önce “görüşmek isteriz” diyen özel kalemin, bugün çıkıp “Rektör Bey sizinle görüşmek istemiyor, bizim de görüşmemiz uygun değil” demesi, aslında meselenin ne kadar kişisel bir ego duvarına çarptığını gösteriyor.
Bir rektörün ölçüsü, makam odasının kapısını ne kadar sıkı kapattığıyla değil; eleştiriyi, soruyu ve denetimi ne kadar olgunlukla karşılayabildiğiyle belli olur. Bu şehirde binlerce insanın konuştuğu bir iddiaya sırt dönmek; sorumluluk değil, sadece ben merkezli bir yönetim anlayışının göstergesidir.
Sorular ortada duruyor. Cevap verilmedikçe büyüyor. Kimseyi küçültmez, kimsenin saygınlığını zedelemez; aksine, toplum karşısında güveni artırırdı.
Ama anlaşılan o ki, bazı makamlar konuşarak değil susarak yönetilebileceğine inanıyor.
Bu da bize şunu gösteriyor: Sorundan kaçmak, sorumluluktan kaçmanın en kaba biçimidir. Hele ki toplumun maal olmuş sehirle bütünleşememiş bir kurumun başındaysanız, kapıları kapatarak değil, yüzleşerek yönetmek zorundasınız.
Metin Nişancık
Sahte E-İmzayla Hazine Vurgunu!
AYSENUR ELMACI
Karasu için ne yapıyor SUNUZ?
Murat Uygun
Neden kavgacı olduk…!!!
Ahmet Özdemir
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU 2024 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ DAĞITIYORMUŞ!
Serdar Gül
KURALSIZ
NAGEHAN CANBUL
CİHAN-I DERYA
Sevinç Hudutçu
Engelli öğretmen adayları atama, aileleri ise onlardan verecekleri güzel haberi bekliyor...