Çocuklarımızı büyük bir umutla, “spor yapsın, disiplin kazansın, kötü alışkanlıklardan uzak dursun” diye emanet ediyoruz kulüplere. Kimi yüzme öğrenmeye gidiyor, kimi basketbol, kimi jimnastik… Veliler olarak içimiz rahat mı? Maalesef değil.
Sorum şu:
Bu çocukları emanet ettiğimiz havuzlar, salonlar, kulüpler yeterince denetleniyor mu?
Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne buradan açık bir çağrıda bulunuyorum. Gelin, özellikle yüzme havuzlarından başlayarak; spor adı altında faaliyet gösteren tüm kulüpleri masaya yatıralım. Ruhsatı var mı, hijyen şartları uygun mu, cankurtaranı var mı, havuz suyunun analizi düzenli yapılıyor mu?
Daha da önemlisi;
Bu çocuklara eğitim veren “hocalar” kim?
Antrenör belgesi var mı, yoksa merdiven altı birkaç video izleyip “hocayım” diyenlerden mi?
Bugün spor diye yolladığımız çocuklarımız yarın ihmalkârlığın, denetimsizliğin, liyakatsizliğin bedelini ödemesin. Bir havuzda yaşanacak facianın, bir salonda yaşanacak sakatlığın telafisi yok. “Oldu bittiden sonra” açıklama yapmak kimseyi rahatlatmaz.
Bu şehirde işini hakkıyla yapan, belgesiyle, emeğiyle, alın teriyle çalışan kulüpler elbette var. Sözüm onlara değil. Aksine, denetim onların da hakkını korur. Merdiven altı iş yapanlarla aynı kefeye konulmamak için en çok onlar denetim ister.
Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne çağrım nettir:
Denetimleri kağıt üzerinde değil, sahada yapalım.
Havuzları gerçekten denetleyelim.
Kulüpleri gerçekten inceleyelim.
Hocaları gerçekten sorgulayalım.
Çünkü söz konusu olan çocuklarımız.
Ve çocuklarımız, “idare eder” anlayışına emanet edilemeyecek kadar değerlidir.
SAYGILARIMLA..
Metin Nişancık
Halk Arıyor, Cevap Veren Tek İsim: Ali İnci
AYSENUR ELMACI
Karasu için ne yapıyor SUNUZ?
Murat Uygun
Neden kavgacı olduk…!!!
Ahmet Özdemir
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU 2024 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ DAĞITIYORMUŞ!
Serdar Gül
KURALSIZ
NAGEHAN CANBUL
CİHAN-I DERYA
Sevinç Hudutçu
Engelli öğretmen adayları atama, aileleri ise onlardan verecekleri güzel haberi bekliyor...