Mutlu Işıksu geçtiğimiz hafta kamuoyunun karşısına geçti ve hakkında ortaya atılan “yasak aşk” iddialarına ilişkin net bir basın açıklaması yaptı. Aslında bu açıklama, aylar önce A Haber ekranlarında dile getirdiği “şantaj” iddialarının devamı niteliğindeydi. O programda 40 milyon liralık bir talep olduğunu, konunun yargıya taşındığını açıkça ifade etmişti.
Hukuk önünde hesap soracağını söyleyen bir belediye başkanı…
Ve basın toplantısında özellikle altı çizilmesi gereken o cümle:
“Bu kombloyu yapanları tek tek biliyorum. Zamanı gelince tüm isimleri açıklayacağım.”
Siyasette bazı cümleler vardır; sadece o anı değil, sonrasını da şekillendirir. Bu söz de onlardan biri oldu.
Basın açıklamasından yalnızca bir gün sonra bu kez Yusuf Alemdar hakkında “üniversite diploması olmadığı” yönünde paylaşımlar kamuoyuna düştü.
Zamanlama dikkat çekiciydi.
Bugün konuştuğum bazı AK Partililer, “Yusuf Başkanın üniversite mezunu olmadığını zaten bilmeyen yoktu” diyor. Eğer gerçekten öyleyse, o halde soru daha da büyüyor:
Doğal olarak gözler Adalet ve Kalkınma Partisi Sakarya İl teşkilatına çevrildi. İl yönetimi ile yaşanan olası gerilimler mi tetikledi bu süreci? Yoksa mesele yerel değil de Ankara merkezli bir siyasi denge arayışı mı?
Siyasette tesadüfler nadirdir.
Zamanlama çoğu zaman mesajdır.
Beğenen olur, eleştiren olur; fakat hem Mutlu Işıksu hem de Yusuf Alemdar’ın son dönemde Sakarya’da görünür ve etkili projelere imza attığı da bir gerçek. Tam da bu süreçte art arda gelen iddialar, ister istemez “Birilerinin önü mü açılmak isteniyor?” sorusunu gündeme getiriyor.
Çünkü siyasi krizlerin sonunda genellikle koltuklar boşalır.
Ve boşalan her koltuk, bir başkasının fırsatıdır.
Bir başka dikkat çekici nokta ise, AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen bazı sözde gazetecilerin sosyal medyada her iki başkan hakkında adeta yayın maratonuna başlaması. Bu yayınlar kamuoyunu bilgilendirme amacı mı taşıyor, yoksa belli bir algı inşasının parçası mı?
Gazetecilik ile siyasi operasyon arasındaki çizgi bazen çok incedir.
O çizginin hangi tarafında durulduğu ise zamanla ortaya çıkar.
Bugün için sorular çok, cevaplar az.
Ancak şunu biliyoruz:
Bu yaşananlar sıradan bir polemik değil. Sakarya siyasetinde taşlar yerinden oynuyor. Kısa süre içinde gerçekler daha net biçimde ortaya çıkacaktır. O gün geldiğinde, kim haklı kim haksız, kim mağdur kim planlayıcı daha berrak görülecek.
Bu satırları herhangi bir siyasi yakınlıkla değil, dışarıdan bakan bir gözle kaleme alıyorum.
Ama Sakarya’nın huzuru, siyasetin kişisel hesaplaşmalara kurban edilmemesinden geçer.
Şimdi bekleme zamanı.
Zaman, en güçlü delildir.
Saygılarımla ...
Metin Nişancık
Güç Elindeyken Neredeydin Ayhan Sefer Üstün?
AYSENUR ELMACI
Karasu için ne yapıyor SUNUZ?
Murat Uygun
Neden kavgacı olduk…!!!
Ahmet Özdemir
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU 2024 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ DAĞITIYORMUŞ!
Serdar Gül
KURALSIZ
NAGEHAN CANBUL
CİHAN-I DERYA
Sevinç Hudutçu
Engelli öğretmen adayları atama, aileleri ise onlardan verecekleri güzel haberi bekliyor...