Sakarya Üniversitesi’nde aylardır dillendirdiğimiz liyakat sorunu, ne yazık ki kulak tıkayanların, duymak istemeyenlerin, hatta görmezden gelmeyi tercih edenlerin arasında kaybolup gidiyor. Defalarca çağrı yaptık, “Çıkın açıklayın, kamuoyuna hesap verin” dedik. Ama her defasında karşımıza ya bir sessizlik duvarı dikildi ya da geçiştirme cümlelerinden öteye geçmeyen açıklamalar…
Madem öyle, o halde biz konuşacağız.
Artık bu şehirde kimlerin hangi koltuklara nasıl oturduğunu, kimin kimin yeğeni olduğunu, kimin hangi ilişkiler üzerinden belli makamlara taşındığını, kimin kime borçlu olduğunu açıklamanın vakti geldi. Çünkü liyakat sadece doğru insanın doğru yerde olması değildir; aynı zamanda yanlış insanların yanlış ilişkiler üzerinden yükseldiği düzeni ifşa etmektir.
SAÜ’de liyakat tartışmalarını “kişisel husumet” zannedip işi hafife alanlara da bir hatırlatma yapmak gerekiyor: Bu mesele bireysel bir kavga değil, kamunun hakkını savunma meselesidir. Atamalarda akrabalık bağlarının, siyasi yakınlıkların, hemşericiliğin ve odak ilişkilerinin rol oynadığı iddiaları ortadayken, bunları araştırmak gazetecilik değilse nedir?
Biz defalarca sorduk:
— Bu görevlere gelenlerin özgeçmişleri ne?
— Hangi kriterlere göre seçildiler?
— Akademik başarıları, tecrübeleri, bilimsel katkıları ne?
— Yoksa tek ortak yönleri “doğru kişiye yakın olmak” mı?
Bu sorulara cevap vermekten kaçanlar şunu bilsin:
Cevap vermedikçe şüphe büyür.
Şüphe büyüdükçe halkın güveni azalır.
Güven azalınca da kurumların itibarı çöker.
Ben bugüne kadar hep iyi niyetle çağrı yaptım. “Belki çıkarlar, bir açıklama yaparlar” diye bekledim. Ama gelinen noktada görüyorum ki beklemek sadece bu düzeni daha da kökleştiriyor. O yüzden artık açıklamaya karar verdim. Kim kimdir, hangi bağlarla nerelere taşınmıştır, görevler nasıl dağıtılmıştır; hepsini tek tek, isim isim, belge belge kamuoyuyla paylaşacağım.
Çünkü liyakatsizliğin olduğu yerde susmak, suç ortaklığıdır.
Sakarya Üniversitesi bu şehrin yüz akı olması gerekirken bugün liyakat tartışmalarının gölgesinde kalıyorsa, bunu ortaya çıkarmak boynumuzun borcudur.
Biz susmadık, susmayacağız. Şimdi sıra onlarda: Ya konuşacaklar ya da suskunluklarının altında kalan gerçeklerle yüzleşecekler.
DEVAMI GELECEK..
Metin Nişancık
Sahte E-İmzayla Hazine Vurgunu!
AYSENUR ELMACI
Karasu için ne yapıyor SUNUZ?
Murat Uygun
Neden kavgacı olduk…!!!
Ahmet Özdemir
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU 2024 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ DAĞITIYORMUŞ!
Serdar Gül
KURALSIZ
NAGEHAN CANBUL
CİHAN-I DERYA
Sevinç Hudutçu
Engelli öğretmen adayları atama, aileleri ise onlardan verecekleri güzel haberi bekliyor...