Yıl 2025. Hâlâ bazı şeyleri konuşuyor olmak ne acı…
Geçtiğimiz günlerde Adapazarı Belediyesi'nin Haziran ayı olağan meclis toplantısında, CHP’li bir meclis üyesi gündem dışı söz alarak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda kent genelinde Türk bayrağı eksikliğine dikkat çekti. Açıkça söylemek gerekirse, bu eleştiride çok haklıydı.
Bir şehir düşünün: Cumhuriyet’e bağlı, Atatürk ilkeleriyle büyümüş nesiller yetiştirmiş, geçmişinde nice milli mücadele kahramanı barındıran bir şehir… Ve o şehirde 19 Mayıs sabahı sokağa çıkan vatandaşlar, bayraksız, süssüz, sessiz bir kent manzarasıyla karşılaşıyor. Oysa bu gün, gençliğe emanet edilen bir bayram. O günün ruhunu yansıtmak, sadece bir görev değil, aynı zamanda bir onur meselesidir.
Türk bayrağını asmak için hangi teknolojinin bozulması gerekiyor? Bu iş gönül işidir. Gönlünüzde yoksa, eliniz de hareket etmez. Yoksa bayrağı asmak için robotlar mı çalışıyor belediyede?
Her sene aynı tartışmaları yaşıyoruz. 23 Nisan’da da, 29 Ekim’de de benzer eksiklikler konuşuluyor. Ama iş özel günlere, açılışlara, konserlere gelince ışıklar, ses sistemleri, reklam afişleri dört bir yanı süsleyebiliyor. Peki mesele Atatürk’ü, gençliği, Cumhuriyet’i hatırlamak olunca neden sessizlik?
Bunu artık yalnızca bir ihmal ya da unutkanlık olarak değerlendirmek saflık olur. Çünkü bu durum süreklilik kazanıyor. Toplumun belli kesimlerinden “bu bayramları kutlamaya ne gerek var” düşüncesi sinsice yayılırken, yerel yönetimlerin buna göz yumması kabul edilemez. Belediye, sadece çöp toplamakla ya da park yapmakla yükümlü değildir. Bir belediye, aynı zamanda toplumsal hafızanın, milli birlik ve beraberliğin taşıyıcısıdır.
Eğer gençliğe bayram olarak armağan edilen bir günde gençler bayraksız bir şehirde uyanıyorsa, bunun sorumluluğu sadece teknik ekipte değil, en tepede aranmalıdır. Bu bir yönetim sorunudur, aynı zamanda bir niyet meselesidir.
Artık bu ülkenin insanı, özellikle de gençleri, milli değerlerine sahip çıkan yöneticiler istiyor. Bayramda bayrak asmaktan imtina edenler, bu koltuklarda daha fazla oturmamalı. Çünkü bu sadece bir bayrak meselesi değil; bu, bir duruş meselesidir.
Unutmayalım: Bayrak sadece kumaş değildir. Bir milletin bağımsızlık simgesidir. O bayrağı asmak bir lütuf değil, bir GÖREVDİR!
Saygılarımla..
Metin Nişancık
Yağmur Yağdı, Sapanca Alkışladı
AYSENUR ELMACI
Karasu için ne yapıyor SUNUZ?
Murat Uygun
Neden kavgacı olduk…!!!
Ahmet Özdemir
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU 2024 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ DAĞITIYORMUŞ!
Serdar Gül
KURALSIZ
NAGEHAN CANBUL
CİHAN-I DERYA
Sevinç Hudutçu
Engelli öğretmen adayları atama, aileleri ise onlardan verecekleri güzel haberi bekliyor...