Sakarya Üniversitesi’nde sular durulmuyor. Uzun süredir kamuoyunda konuşulan yönetim tarzı tartışmaları, şimdi yerini daha büyük bir iddiaya bırakmış durumda. Kulislerde dolaşan bilgiye göre, mevcut rektör Hamza Al için Temmuz ayında bir değişim söz konusu olabilir. Üstelik yerine konuşulan isim de oldukça dikkat çekici: eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş.
Bu iddia henüz resmiyet kazanmış değil. Ancak üniversite içinde ve şehir kulislerinde bu kadar güçlü şekilde dillendiriliyorsa, görmezden gelmek de gazetecilik olmaz.
Hatırlanacağı üzere, Hamza Al yönetimi daha önce de personel politikalarıyla sık sık eleştirilmişti. Haksız görevlendirmeler, liyakat tartışmaları ve çalışanların farklı alanlarda görevlendirilmesi gibi konular kamuoyuna yansımış, biz de bu sütunlarda defalarca gündeme getirmiştik.
Ancak mesele sadece iddialar değil. Bir yönetimin en temel sorumluluğu, eleştiriye açık olmak ve muhatap almaktır. Defalarca randevu talep edilmesine rağmen geri dönüş yapılmaması, “çok önemliyse özel kalemle görüşün” gibi yaklaşımlar, kurumsal ciddiyetle ne kadar örtüşür, takdir kamuoyunun.
Çünkü bu şehirde gazetecilik, kapıdan çevrilecek bir iş değildir. Sorular sorulacak, cevaplar beklenecek. Eğer bu kapılar kapanırsa, o zaman sesler başka yerden yükselir. Bugün olduğu gibi…
Şimdi yeni bir dönemin eşiğinde miyiz? Eğer kulis bilgileri doğruysa ve Ali Erbaş ismi gerçekten gündemdeyse, bu sadece bir görev değişimi değil, aynı zamanda yönetim anlayışının da değişip değişmeyeceğinin bir göstergesi olacaktır.
Ama burada asıl mesele isimler değil.
Asıl mesele; şeffaflık, ulaşılabilirlik ve adalet.
Bayram günlerinde polemik üretmek elbette kimsenin tercihi değil. Biz de bugün sadece notumuzu düşüyoruz. Bekliyoruz.
Ama bilinmeli ki; eğer sesimizi duymayan bir yönetim anlayışı devam ederse, biz de duyurmanın başka yollarını buluruz.
Çünkü gazetecilik, hatırlatmaktır.
NOT: STAY TUNED...