Milyonlarca liralık bir ödeme iddiası ortaya atılıyor. 850 bin metreküp fazla imalat tartışması gündeme geliyor. Bakanlık’tan inceleme talep edildiği belirtiliyor. Ve bütün bunların ortasında, çok daha temel bir soru duruyor: Sanayicinin parası nasıl harcandı?
Bu sorunun cevabı verilmeden yapılacak her açıklama eksik, her savunma ise tartışmalı kalacaktır.
Çünkü burada konuşulan sadece birkaç rakamdan, birkaç faturadan ya da bir muhasebe işleminden ibaret değil.
Burada konuşulan, Sakarya’da yatırım yapan, fabrikasını kuran, istihdam sağlayan, üretim yapan sanayicilerin kaynakları.
İşte bu nedenle soruların üzeri kapatılmamalı.
Sahte fatura düzenlendi mi? Alınmayan hizmet veya teslim edilmeyen mallar için ödeme yapıldı mı? Milyonlarca lira kimlere, hangi gerekçeyle ve hangi belgeler karşılığında ödendi?
Ve belki de en kritik soru:
Paranın gerçek sahibi olan sanayicilerin bütün bu süreçten haberi var mıydı?
Şimdi gazeteciliğin gereği, bu soruların peşine düşmek ve cevaplarını istemektir.
Çünkü ortada hiçbir usulsüzlük yoksa, bunu ortaya koyacak en güçlü şey yine belgelerdir.
Ama varsa…
O zaman da kimsenin sorumluluktan kaçmaması gerekir.
Milyonluk soru işaretleri
Son günlerde Sakarya OSB üzerinden gündeme gelen iddialar tam da bu nedenle dikkatle incelenmeli.
850 bin metrekürelik fazla imalat iddiası ve milyonlarca lirayı ilgilendiren ödemelerden söz ediliyor. Konunun Bakanlık nezdinde incelenmesinin talep edildiği de gündeme geldi.
Şimdi soralım:
Gerçekten ne oldu?
Sahte fatura düzenlendi mi?
Alınmayan bir hizmet veya teslim edilmeyen bir mal karşılığında ödeme yapıldı mı?
Yapıldıysa bu ödemeler hangi sözleşmeye, hangi hakedişe ve hangi belgeye dayanıyordu?
Paralar kimlere ödendi?
Kimler bu ödemelerin hazırlanmasında, onaylanmasında veya aktarılmasında sorumluluk üstlendi?
Ve daha önemlisi…
Bu süreçten sanayicilerin haberi var mıydı, yok muydu?
Çünkü Sakarya’da yatırım yapmak kolay değil.
Sanayici sermayesini ortaya koyuyor, istihdam yaratıyor, üretim yapıyor, vergisini ödüyor ve bütün bunları ciddi maliyetlere rağmen sürdürüyor.
Dolayısıyla kendi kaynaklarının nasıl kullanıldığını bilmek en doğal hakkı.
Bu nedenle mesele sadece bir muhasebe kalemi değildir.
Mesele güven meselesidir.
Kimse peşinen suçlanmamalı.
Ancak ciddi iddialar da “nasıl olsa unutulur” denilerek geçiştirilmemeli.
Eğer ortada usulsüz bir ödeme yoksa, belgeler ortaya konulur.
Eğer yanlışlık varsa, sorumluları belirlenir.
Eğer sanayicinin veya kamunun kaynağı zarar gördüyse, bunun hesabı sorulur.
Ama en kötü ihtimal, milyonluk iddiaların cevapsız kalmasıdır.
Sakarya’nın sanayicisi ve kamuoyu net cevap bekliyor:
Kim ne aldı?
Hangi iş karşılığında aldı?
Ödeme hangi belgeye dayanıyordu?
850 bin metreküp iddiasının gerçekliği nedir?
Ve bütün bunlardan sanayicilerin haberi var mıydı?
Bu soruların cevabı verilmeden dosya kapanmamalı.
Çünkü şeffaflıktan korkmayanın belgeleri ortaya koymaktan çekinmesi için hiçbir neden yoktur.
Sakarya artık cevap bekliyor.